Enmatrak.Com | Forum-Mp3-Dizi-Divx-Oyun-Eğlence  


Geri git   Enmatrak.Com | Forum-Mp3-Dizi-Divx-Oyun-Eğlence > En Matrak - Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Edebiyat - Felsefe > Hikaye > Çocuk Hikayeleri ve Masallar

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 09-12-2010, 09:41 PM   #1
TıLSıM
Onursal Üye
 
TıLSıM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2010
Bulunduğu yer: sandalyee :D
Yaş: 25
Mesajlar: 938 Konular: 440

Mood
Mutlu

Teşekkürleri: 0
1 mesajına 1 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 440
Rep Puanı : 40010
Rep Seviyesi : TıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasınTıLSıM Tanınmış Güvenli bir yoldasın
Standart Keloğlan ve Vefasız Arkadaşı

Bir varmış, bir yokmuş, hem de Allahın kulu çok*muş, bu kullardan biri de herkesin adını sanını işittiği bizim ünlü Keloğlanmış.
Keloğlan’ın bir arkadaşı varmış. Adı Hüsemmiş.

Yedikleri içtikleri bir gidermiş. Çok samimi imişler.

Böyle imiş ama Hüsem aşırı derecede kıskanç ruh*lu biriymiş. Bir gözünü diğer gözünden kıskanırmış ve çok da çekemez bir yapısı varmış…

Keloğlan o kadar masum, o kadar safmış ki, ca*nım ciğerim diyerek sevmekte olduğu Hüsem’in bu çok çirkin huyunu bilmezmiş. Kendisi gibi bilirmiş.

Anası ile çok fakir bir hayatı varmış. Ama artık, bu hayatı çekemezmiş ..

Gurbet ellere çıkıp iş bulmakmış amacı bundan böyle. Fakat, tek başına gidemezmiş, çünkü hiç gur*bete çıkmamış. Bu yüzden arkadaşı Hüsem’e açmış fikrini. O da münasip bulmuş ve beraberce çıkmaya karar vermişler.

Keloğlan anasının elini öpmüş, tam evden çıkacakken, anası, kuruş kuruş biriktirdiği bir miktar para*yı, oğlunun avucuna sıkıştırmış ve iyice tembih etmiş:

“Ey benim saf oğlum, dünyalar çiçeği çocuğum. Bilirim ben seni, birlikte olduğun arkadaşına dikkat et. Herkesi kendin gibi saf ve temiz sanma. Yoksa, başın çok ağrır. Gurbete ilk defa çıkıyorsun. Ne hain ol, ne de hainliğe uğra. Hadi uğurlar ola, kara talihin açık ola. Yalnız, çok bekletme beni, gözlerimi yollarda koma emi!”

Hüsem’le köy dışında buluşan Keloğlan, azık torbaları ellerinde kara gurbet yollarına çıkmışlar. Gitmişler gitmişler, bir yere gelip oturmuşlar. Karınları da çok acıkmış. Oturup azıklarını yemişler bir güzel. “Ya bismillah” diyerek, yeniden yollara revan olmuşlar. Dağ, dere, tepe aşıp bir kasabaya girmişler. Karınları yine çok acıkmış, ama azıkları bitmiş. Hüsem, Keloğlan’ın parası olduğunu bilirmiş, ken*disinin de varmış parası elbette ama, bunu O’na hiç söylememiş.

Hüsem, kendisine acındırır bir ruh haliyle, şöyle demiş: “Keloğlan gardaşlığım, yoktur beş param, varsa olsun haram. Açlıktan bir hal olduk, yolumuza yürü*mekten aciz kaldık. Yap bana bir iyilik. Fırından koca birer somun alalım, açlığımızı bastıralım”.

Çok yufka yürekliymiş ya Keloğlan, doğru girmiş fırına iki somun ekmek ve biraz helva alıp çıkmış. Bir çeşme başına varıp, güzelce karınlarını doyurmuşlar.

Az gitmişler, uz gitmişler, altı ay bir güz gitmişler. Karınları öyle acıkmış ki, mideleri gurul gurul edermiş. Ama, Keloğlan’ın parası tükenmiş. Arkadaşında da olmadığını sanıyormuş:

“Yahu demiş Keloğlan, kaldık beş parasız, ne olacak bizim halimiz?”

O kadar aç gözlüymüş ki Hüsem, hâlâ, cebinde parası olmadığını söylemekteymiş, varsa kuşkusunu tamamen yok etmek için arkadaşının.

Karınlarına taş bağlayıp yollarına devam etmişler. Bir yokuşa yukarı çıkarken, bayılıp düşmüşler açlıktan. Bir süre öylece kalmışlar. Biraz ham erik yemişler ve tekrar yürümüşler. Büyük bir ormanlığın yanına gelmişler. Birden bi*re etraflarının eşkıyalar tarafından sarılması ile neye uğradıkların anlayamamışlar. Ama, Hüsem çok daha fazla korkmuş, çünkü, tüm foyası şimdi ortaya çıka*cakmış. Parasını eşkıyalar alacakmış. Pos bıyıklı eşkıyanın biri, yüksek sesle emir vermiş. “Heey, Keloğlan, önce sen çıkar bakayım altın*ları, paraları!”

Kendinden emin bir şekilde, söylenmiş Keloğlan. “Yok param, yalansa ölsün anam, ister inan ister inanma, yalnız kötülük yapma bana!”

Eşkıya, hiç inanır mı?

Tutmuş kulağından, çekiştire çekiştire, “Ulan”, demiş “süt çocuğu, kel kafanı koparırım bak. Beni zorlama, çıkar dök şuraya, üstündekileri”.

Bizimki pek neşeliymiş. Nasıl olsa bir şey bulamayacaklarmış. Hiç ciddiye almazmış gibi bir eda içindeymiş. Buna sinirlenen eşkıya, kuşak altlarını, iç ceplerini, çarığının içini bile aramış Keloğlan’ın, tabii hiçbir şey bulamamış… Keyifli keyifli gülmüş Keloğlan, “Demedim mi ben size, anacığımın verdiği üç beş kuruşum vardı. Yolda bitirdim. İnanmazsanız Hüsem’e sorun”.

Haramibaşı, çirkin bir kahkaha atmış. “Yok anasının gözü, kim kimin şahidi ulan? Dazlak kafanı yüzerim ha… Peki, şimdi çok sevgili arkadaşını görelim bakalım”.

Hemen savunmaya geçmiş Keloğlan, “O zavallıyı da boşuna aramayın. Yoktur beş parası, gözlerine baksana kör talih karası”.

Hüsem, asıl şimdi çok daha perişan hale düşmüş. Bu çok sevgili arkadaşına yalancı çıkmak, haramilerin yapacağı kötülükten daha fazla üzmüş kendisini.

Buna rağmen, yalan söylemekten geri durmayan Hüsem, “Ben de Keloğlan’dan nafakalandım. Yoktur pa*ram, varsa olsun haram”.

Fakat haramibaşı, yutmamış. Çünkü, bu oğlan, hiç de Keloğlan gibi saf görünmüyormuş. Bed bed ba*ğırmış, “Ulan” demiş “Ananın sütü daha ağzında kokuyor, bir de bize yalan söylüyorsun. Ben ararsam fena olur. En iyisi mi, dök şuraya paraları”.

Hâlâ direnirmiş Hüsem, “Arayın şu çarpık oğlanın üstünü”, diye emir ver*miş Haramibaşı. Hemen aramışlar ve gömleğinin iç cebinden epey para çıkmış. Tabii yüzü gözü kıpkırmızı olmuş utancından, korkusundan. En çok, arkadaşının yalanını anlamasından, yerin dibine girmiş sanki…

Çok sinirlenen eşkıyalar, öyle bir girişmişler ki Hü*sem’e, ağzı burnu kanamış. Yüzü gözü morarmış dayaktan. “Hadi defol, cehennem ol buradan”, diyerek kovmuşlar. Keloğlan, korkusundan tir tir titrermiş. Acaba, kendisini de dövecekler miymiş?

Yalvaran bir dille şöyle demiş, “Etmeyin eylemeyin, beni öldürmeyin! Bırakın gideyim yoluma, kavuşayım garip anama”.

Fakat haramibaşı, hiç de sandığı ve korktuğu gibi konuşmamış. Şöyle demiş, “Sen, çok temiz ve safsın. Yalan söylemedin bize. Biz senin gibi harbileri severiz be Keloğlan. Dünyalar Keloğlan’ın olmuş. Eşkıyaların başı, “Şimdi sana bir yer tarif edeceğim”, diye devam etmiş konuşmasına, “Bak, şu tepeyi görüyor musun; hah işte o tepeye çık, sağ tarafa bakınca, büyük bir mağara göreceksin. Mağaraya in, sağ köşesinden itibaren otuz metre kadar ileride büyük bir taş göreceksin. Üzerinde dev resmi vardır. O taşın altını kaz, altın bulacaksın”.

Eşkıyalara dünyalar dolusu teşekkür edip hemen yola çıkmış Keloğlan. Tepeye tırmanıp, zirveye ulaşmış. Şöyle bir bakınmış, söylenen mağaraya doğru gitmiş. Kısacası üzerinde dev resmi bulunan taşın yanına varmış. Etrafına bakınmış, kimseler yokmuş. Sivri bir taşla taşın altını oymaya başlamış. Çok fazla yorulmadan bir testi altın bulmuş.

“Şükür şükür, buldum altını, mutlu edecem anamı, doğruluğumun gördüm ödülünü” diye diye yürümüş gitmiş. Evine doğru gelirken anası onu görmüş. “Acaba niye erken döndü” diye geçirmiş içinden. Keloğlan, çil çil altınları annesinin gözleri önünde dökmüş. Kadıncağız o kadar sevinmiş ki düşüp bayılmış.

Biz, bakalım Hüsem’in maceralarına. Hüsem, nice memleketleri dolaşmış, işe girmiş, işten çıkmış, ama bir türlü para biriktirememiş.

Varmış, birine şöyle sormuş, “Ne var bugün burada, bu kalabalık neyin nesi?”

Adam, “Koğlan, köyün fakir ailelerinin çocuklarını sünnet ettiriyor” demiş. Bu duyduğu haber karşısında, tuz yemiş keçiler gibi yalanmaya başlamış, inanamamış. Kıskançlık damarları kabarmış ve yine sormaya devam etmiş. “Yahu” demiş, “Hadi bu şöleni anladık diyelim, peki şu konak da neyin nesi? Benim bildiğim burada zavallı bizim Keloğlan’ın fakir anası ile oturduğu kötü bir ev vardı. Yanılıyor muyum yoksa?”

Adam, “Yoo”, demiş, “hiç de yanılmıyorsun”.

Hayret dolu bakışları, adamın da şaşkınlaşmasına sebep olmuş ve sürdürmüş konuşmasını adam, “Gördüğün gibi konak üç katlı. Bir katında anası ile kendisi oturuyor Keloğlan Bey’in. Öteki katta ise köyün hocası oturuyor. Hem de burada çocuklara ders veriyor. Üçüncü kat ise, misafirhane. Köyümüze gelen yabancılar, burada kalıyorlar. Bitmedi demiş adam, daha bitmedi. Az aşağıda yeni bir bina daha yaptırıyor. Orayı da yetim ve sahipsiz hastalara ayıracak. Senin anlayacağın Keloğlan, artık hepimizin beyi, hepimizin babası oldu”.

Hüsem’in kıskançlık damarları çatlamış ve düşüp bayılmış. Herkes koşarak Hüsem’in olduğu yere gelmiş. Tabii, Keloğlan da gelmiş ama arkadaşını tanıyamamış. Neden mi? Çünkü, çok zayıflamış, adeta iskeleti çık*mış. Üzerine su dökerek Hüsem’i ayıltmışlar. Fakat, sağ tarafına felç vurduğu için yerinden kalkamamış. Kimse sahip çıkmamış Hüsem’e.

Keloğlan, “Konağın bir odası boş, oraya götürün” demiş, “Bakarız çaresine”.

Kısa zamanda özürlüler evinin inşaatı bitince, Hüsem oranın ilk sakini olmuş. Bu arada epey düzelmiş Hüsem, sadece sağ kolu tutmazmış. Keloğlan’ın eline düşmekten dolayı gururu incinmiş ama, ekmek elden su gölden kabilinden böyle rahat bir ortamı da terk etmek istememiş. O nedenle, kendisinin tanınmaması için, her şeyi yapmış. Bir yabancı rolü oynamış. Fakat, kendisinin cıs cıbır olup da, daha düne kadar fakir biri olan bu arkadaşının, böyle servete kavuşmasını bir türlü hazmedemiyormuş. Hep bir hainlik düşünürmüş.

Keloğlan görkemli bir düğün yaparak çok ünlü bir beyin kızıyla evlenmiş. İsmi Gülşah olan bu hanıma, özürlüler Gül abla derlermiş. Çünkü, bir anne gibi onları ziyaret eder, hallerini hatırlarını sorar, ihtiyaçlarını karşılarmış. Hüsem, Keloğlan’a karşı artık ciddi bir düşmanlık beslemeye başlamış. Kendisinin bir çulu bile yokmuş ama, arkadaşı hem zengin olmuş, hem de güzel bir kızla evlenmiş. Bunları düşündükçe erim erim erirmiş. Mutlaka, bir kötülük yapmak için, fırsat kollarmış.

Günün birinde Gülşah, özürlüleri ziyarete gelmiş. Her birine güzel hediyeler vermiş, nasıl olduklarını sormuş, morallerini tazelemiş. Tam kapıdan çıkacakken, ayağı kayıp yere düşmüş ve ayağı kırılmış. Keloğlan bu olaya çok üzülmüş, hanımı ile birlikte yatakta yatmış. O kadar çok severmiş ki Gülşahı’nı. Yine böyle bir gecenin birinde, karısının inlemeleri sırasında, canı çok sıkılmış ve öteki odaya geçmiş. Tam bu sırada, nur yüzlü ihtiyar bir zat durmuş karşısına. Ağır ağır şunları söylemiş: “Hey merhamet abidesi Keloğlan, eski bir arkadaşın hanımına bu kötülüğü yapan”.

Böyle demiş ve kaybolmuş nur yüzlü adam. Keloğlan’ı almış bir düşünce. Kim olabilirmiş bu eski arkadaşı? Gece düşünmüş, gündüz düşünmüş, işin içinden çıkamamış. Oğlunun bu kadar düşünceli olmasından ciddi derecede rahatsız olan anası, şöyle demiş: “Ah benim fakirken zengin olan oğlum, ah be*nim kendisi saf, talihi ak oğlum, hanımının düşmesine sebep olan, senin eski arkadaşın Hüsem olsa gerek”.

Keloğlan, bu söze gülmüş, “A benim tatlı anacığım, Hüsem, şimdi kim bilir nerelerdedir. Benimle birlikte gitti ve bir daha dönme*di.

Anası ısrar etmiş, “Yok oğlum yok” demiş, “Sen hele şu hastaların özürlülerin aslını, esas adlarını, kim olduklarını bir araştır. O zaman gerçeği göreceksin”.

Fakat Keloğlan’ın aklı hâlâ bunu almazmış. Ama, anasının dediğini yapmayı kafasına koymuş, gitmiş özürlülerin bulunduğu binaya.

Gururuyla oynamadan tümünü sorguya çekmiş bey olarak. Sıra gelmiş Hüsem’e.

Hüsem her ne kadar rol yaptıysa bile, Keloğlan ta*nımış. Ama, hiçbir şey dememiş bu konuyla ilgili ola*rak. Önce gerçekten emin olmak için Hüsem’e sormuş:

“Senin adın ne?”

“Cemal”, demiş Hüsem.

Kafasını kaşımış Keloğlan:

“Bir yanlışın yok değil mi?” demiş tekrar. “Yoo”, diye cevaplamış Hüsem, “Cemal’im ben”.

“Peki nereden geldin buraya, o sünnet şöleni günü, ne işin vardı buralarda?” diyerek iyice işin aslını öğrenmek istemiş. Sesine bir gariplik vererek konuşmuş Hüsem, “Ben bir garibim. Kimim kimsem kalmadı dünya*da. Memleketimde iftiraya uğradım. Canımı zor kur*tardım. Böyle diyar diyar dolaşıp dururken, sizin kö*yünüze uğradım. Gerisini biliyorsunuz.

Sinirlenmiş Keloğlan, o kolay kolay sinirlenmeyen Keloğlan. “Peki” demiş “Sen o gün Gülşah’ı düşerken gördün mü?”.

“Tövbe tövbeeel Yine iftiraya uğrayacağım gali*ba!” diye söylenmiş Hüsem. Bu konuşmaları başından beri dinleyen bir özürlü, dayanamamış, “Beyim demiş, “Beyim bu genç bal gibi yalan söylüyor. Nereden mi bilmekteyim? Gülşah abla, buraya her gelişinde bu gence bir şeyler oluyor. Devamlı takip ediyor. Geçen gelişinde de takip etti ve tam kapıdan çıkarken elindeki sabunu geçeceği yere koydu. Gülşah Abla da düştü ve ayağı kırıldı. Hem gerçek adının Hüsem olduğunu, burada birine söylemiş. Bu huysuz ve hain oğlan baştan ayağa yalancı beyim…”

Keloğlan’ın aklı karışmış.

Bu ihaneti, kendisine nasıl yaparmış? Bir türlü içine sindirememiş. Buna artık dayanma gücü kalmayan Keloğlan, Hüsem’i kovmuş …

Hüsem, utancından köyünde de duramamış ve almış başını gitmiş. O gün bu gündür hala nerede olduğunu bilen yokmuş.

__________________




İnsan ceset olmaya kaç metre uzak..?

TıLSıM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-15-2010, 11:43 PM   #2
Root Admin
Allah'ım, gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle; Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle.
 
-->DoRuK<-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 23.773 Konular: 6529

Mood
Sansli

Teşekkürleri: 524
414 mesajına 502 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 5000
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : -->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun
Standart Cevap: Keloğlan ve Vefasız Arkadaşı

Teşekkürler eline sağlık
__________________

[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]



-->DoRuK<-- isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-15-2010, 11:48 PM   #3
EnMaTRaK1
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: EnMaTRaKTaN
Yaş: 26
Mesajlar: 36.747 Konular: 8180

Mood
Sekercik

Teşekkürleri: 25
188 mesajına 229 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 0
Rep Puanı : -2147482863
Rep Seviyesi : EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1 EnMaTRaK1
Standart Cevap: Keloğlan ve Vefasız Arkadaşı

paylaşım için teşekkür ettim ..
EnMaTRaK1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-17-2010, 07:52 PM   #4
ZeMHeRi
Onursal Üye
 
ZeMHeRi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Yaş: 29
Mesajlar: 16.184 Konular: 4807
Teşekkürleri: 8
72 mesajına 87 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 21475192
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : ZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun
Standart Cevap: Keloğlan ve Vefasız Arkadaşı

Paylaşım için teşekkürler...
__________________
فاتح
[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]
ZeMHeRi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
arkadaşı, keloĞlan, ve, vefasız

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Keloğlan Masalları(mp3) gz_antepli MP3 Masallar - Bizden Mp3 3 08-02-2010 07:09 PM
KeloĞlan AмσηR@ Çöp Kutusu 1 04-02-2010 02:22 PM
kız arkadaşı olmayanların cvpları :D Çürük-viŞne En Matrak Yazılar 1 10-25-2009 10:06 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:04 AM .


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.enmatrak.com
Şahıs Ve Kurumlara: Sitemiz Forum sitesi olup insanların bilgi paylaşımına ve mesajlaşmasına olanak sağlamaktadır. Bizler enmatrak.com'un yöneticileri olarak bu işi dostluk adına yapıyoruz. internet sitemizden hiçbir kazanç elde etmiyoruz ve etmiyeceğiz. Sitemizde sadece ve sadece yardım kuruluşlarının reklamlarına yer verilecektir .. Bu nedenle sizleri rahatsız eden, telif hakkı sizlere ait olan konuları ve kurallara aykırı gördüğünüz mesajları bizlerle paylaşınız. En matrak olarak bizlere ihbar edilmeden adli kurumlara yapılan şikayet ve suç duyurularında gerekli tüm belgelerle , derdini anlatma gereği duymadan bildiğini okuyan kişiler ve kurumlar hakkında işlem başlatacağız. Tüm bilgileri ve tüm mesajları kontrol etme gibi bir olanağımız olmadığından derdini anlat derman olalım yöntemini hizmet edinmiş durumdayız.Lütfen soru ve sorunlarınızı özel mesajla forum adminlerine veya matrakhukuk@gmail.com adresine bildiriniz.En kısa sürede gerekenler yapılacaktır Saygılarımızla.
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Toplist

Zirve100 Toplist