|
|
#1 |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 23.773
Konular: 6529
Teşekkürleri: 524
414 mesajına 502 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 5000
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Dostu kande bulasın sende durmak ile sen
Ol imaret eylemez sen viran olmayınca Yar hasretiyle ciğerleri parça parça olmuş bir aşık, gönlünde onun hayali, gözlerinde yaş, gelip durmuş maşukunun kapısında. Yüreğini parmaklarının ucuna latif bir eldiven gibi takıp, yavaşça çalmış kapıyı, beklemeye koyulmuş. ... Arada sadece bir kapı varsa sevgiliye kavuşmak için, o kapının önünde bekleyenin resmini sözlüklerde hasret kelimesinin karşısına iliştiriverseler, hasretin ne olduğunu anlatmak için kelimeye hacet kalmazdı. Düşünsenize, birazdan kapı açılacak, o görünecek, ayaklarının dibine atacak aşık kendisini, şiirler okuyacak, boynunu bükecek, susacak, anlatacak yokluğunun ızdırabını. Ağlayacak, sonra gözlerine, “her güzelde seyrettiğiniz o güzel işte karşınızda” diyecek. Ay ışığını ezber bilen gözler doyasıya seyredecek güneşini, daha neler neler… Uzun sözün kısası, gönül bir parçaya, her parça bir hayale bölünmüş, her hayal binlerce ümide… Aşık perişan, aşık mahzun ve nihayet içerden bir ses: - Kim o? Kavuşmanın heyecanı, hicranın azabıyla kapı önünde asırlarca beklemekten eşiğe dönen aşık, beklediği sesi duyunca sevinçle haykırmış. - Ben geldim. İçeriden bütün vuslat hayallerini yerle bir eyleyen sesi duyulmuş sevgilinin: - Gelen sen isen, var git, biraz daha yan öyle gel! Bu cevap karşısında aşığın düştüğü hali sizin muhayyilinize bırakıyor, “aşık, aradaki tek engelin o kapı olmadığını kesin anlamıştır” diye not düşmekte fayda görüyorum. Açıldığı vakit sevgilisiyle kavuşacağı ümidiyle beklediği kapıdan, boynunu büküp ah u figan eyleyerek dönmek zorunda kalan aşık, çöllere vurur kendini. Ayağındaki nalından gönlündeki aşka kadar, kendisine ait olduğunu zannettiği şeylerin hiç birisinin aslında kendisinin olmadığını anlar ilkin. “Ben” sözünü unutmak için maşukunun ismini söyleye söyleye dolaşırken çölleri, kendisinin bir başkası olduğunu hissetmeye başlar. Bir şeye sahip olabilmek için ondan vazgeçmek gerektiğini idrak ettiğinde, önce ayaklarının sevgilinin ayaklarına ne kadar benzediğini fark eder, sonra gönlünün sevgilinin gönlüne büründüğünü. Kuşların, rüzgarın, ayrılığın, gecenin, kum tanelerinin, sessizliğin ve en son her şeyin sevgilisinin adını mırıldanmakta olduğunu seyredince kendi adını unutur, her azasının sevgiliye türküler yakan bir dil olduğunu anlayınca da, neyi unuttuğunu hatırlamaz olur. Yüzünü yıkamak için eğildiği suda sevgilisini görünce, kuşların, gecelerin, rüzgarın, ayrılığın, kum tanelerinin, sessizliğin ve her şeyin birer damla olduğu o suyla yıkar yüzünü, düşer yollara. Ayaksız yürüdüğü yollardan geçerek tekrar gelir dostun eşiğine. Elleri göğsünde bağlıyken çalar kapıyı ve içerden bir ses gelir: - Kim o? Önce göz olup seyrederken kapıyı, duyduğu sesle beraber kulak kesilir bütün vücudu, sonra dil olur, seslenir: “Gönlümü alan sevgili sensin” diye cevap verdi. Sevgili; “Madem ki bensin ey ben, gel içeri gir! Ev dar, iki kişi sığmıyor” dedi. İğneye geçirilecek iplik iki ayrı iplik olursa geçmez. Madem ki birsin, bu iğneden geç! Ve ardına kadar açılır kapılar… Bu, aslında maşukun kendisine kavuşmasının hikayesidir. Aşıkta kendisinden eser kaldığı müddetçe vuslat mümkün değilse eğer, aralanan kapının arkasında duran kapıyı çalandan başkası olamaz. Ben’i terk edebilen aşık için, değil kapı aradaki dağlar, denizler bile ayrılık sebebi değildir. O kendisinden soyundukça sevgiliyi giyinmenin hazzını tatmıştır. Zevklerini, isteklerini, ümitlerini, hatta yürüyüşünü, bakışını, konuşmasını, tebessümünü bile sevgilininkilerle takas ederek başlamıştır işe. Kendinde kendisinden eser kalmayıncaya kadar devam etmiştir bu alışsız gibi görünen veriş. İhsandan doğan aşk diye bahsederler karşılığı olan aşktan; ve ihsan bitince aşkın da biteceğini anlatırlar. Bu ihsanın bir buse olmasıyla birkaç köşkle birkaç huri olması arasında hiçbir fark yoktur. Önce kaş olur, göz olur, sonra yırtılır perdeler senin tükendiğin demde, senden geriye bir o kalır, aşk o zaman aşktır. Mecnun’a adını sorduklarında, Leyla, demiş. Nereden geliyorsun? Leyla. Aç mısın? Leyla. Başka bir şey bilmez misin? Yine Leyla, hep Leyla… Marifet can için sevgili aramakta değil, sevgili için can taşımaktadır ve bütün soruların cevapları Leyla olmadan, mecnunluk sırrına Leyla kadar ıraktır cümle Kayslar… Mevlana Celaleddin Rumi.
__________________
|
|
|
|
|
|
#2 |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Sep 2009
Yaş: 29
Mesajlar: 16.184
Konular: 4807
Teşekkürleri: 8
72 mesajına 87 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 21475192
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Teşekkürler, emeğine sağlık...
|
|
|
|
|
|
#3 |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Aug 2009
Yaş: 26
Mesajlar: 39.501
Konular: 26
Teşekkürleri: 2
41 mesajına 42 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 21475660
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Teşekkürler...
|
|
|
|
|
|
#4 |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: Apr 2010
Bulunduğu yer: Düş Sokağı
Mesajlar: 11.121
Konular: 3642
Teşekkürleri: 110
257 mesajına 304 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 447243
Rep Puanı : 44699584
Rep Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
tesekkürler güzel paylasim icin
__________________
![]() Ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim! Bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediklerim. ![]() ![]() Edeb Yâ Hû! |
|
|
|
|
|
#5 |
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: EnMaTRaKTaN
Yaş: 26
Mesajlar: 36.747
Konular: 8180
Teşekkürleri: 25
188 mesajına 229 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 0
Rep Puanı : -2147482863
Rep Seviyesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
konu için teşekkürler..
|
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| bulasın, dostu, durmak, ile, kande, sen, sende |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Trabzon'da durmak yok | BozOk | Spor Haber Arşivi | 0 | 09-13-2010 09:19 AM |
| Salih Sultan - Allah'ından Bulasın (Mutlaka Dinleyin, Söylerken Ağlıyor) | ♣Ĉυтέ♥♥ρΟÍδΟŋ♣ | Çöp Kutusu | 2 | 06-27-2010 01:33 PM |
| Oruç ve Aç Durmak... | ZeMHeRi | Ramazan Özel Bölümü | 1 | 02-04-2010 08:46 AM |
| Aşkım aşklarından bulasın | ~~BuĞLeM~~ | Resimli Şiirler | 3 | 09-16-2009 10:19 AM |