Enmatrak.Com | Forum-Mp3-Dizi-Divx-Oyun-Eğlence  


Geri git   Enmatrak.Com | Forum-Mp3-Dizi-Divx-Oyun-Eğlence > En Matrak - Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Edebiyat - Felsefe > Felsefe ve Filozoflar

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 05-08-2009, 07:03 PM   #31
DüŞüNeN aDaM
ÇoK DüŞüN Az KoNuŞ
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Bulunduğu yer: KUŞADASI
Yaş: 45
Mesajlar: 1.427 Konular: 470
Teşekkürleri: 0
3 mesajına 3 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 1654
Rep Puanı : 158480
Rep Seviyesi : DüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksın
Standart Cevap: Felsefe sözlüğü

Kristeva, Julia:
1941 Bulgaristan doğumlu çağdaş feminist düşünür. Roland Barthes ve Jacques Lacan’ın yanında çalışmış ve bu düşünürler dışında Bakhtin’den de etkilenmiş olan Kristeva’nın temel eserleri La Revolution du langage poetique [Şiir Dilin-de Devrim], Le Iangage, cet inconnu [Dil Denen Muamma], Atrangers a nous-memes [Kendimize Yabancıyız]’dir.

Başlangıçta dilbilim alanında çalışmış olan Kristeva, daha sonra semiyotik, psikanaliz ve feminizm alanında önemli bir teorisyen olup çıkmıştır. Başka bir deyişle, o öznellikle ilgili sorunlarda eklektik ve disiplinlerarası bir yaklaşım sergilemiş ve bu çerçeve içinde Marksist teori ve Rus formalizmini yapısalcılık ve psikanalizle bir araya getirmiştir. Metinlerarasılık kavramını önemli ölçüde kendisine borçlu olduğumuz filozof, tıpkı Levi-Strauss ve Lacan gibi, toplumun bir sembol sistemi olduğunu, sembolik yapıların bütün hayat alanlarını doldurup yapılandırdığını savunur. Dil en önemli gösterge sistemi, sembolik dizge olup, bütün diğer sistemlere yapı kazandırır. Ve bu dünyanın fenomenleri ancak dil tarafından sembolleştirilebildiği ölçüde anlaşılacak, kendileri nüfuz edilebilecek olan fenomenlerdir.



O, dile, dilsel unsurlara anlam verme sürecinde semiyotik ve sembolik işlemleri ve dolayısıyla, semiyotik olanla sembolik olanı birbirinden ayırır. Kristeva’ya göre, sembolik olan ataerkil düzeni, babanın yasasını temsil eder ve dili öğrenmeyle başlar. Çocukluk gelişmesinde sembolik aşamaya, Odipal aşamanın sona ermesinden ulaşılır. O işte bu aşamayı öznenin ayırım yapabilme ve özdeşleştirme ve bunun sonucunda da yargılama gibi önemli yeteneklerin kazanıldığı önemli bir aşama olarak tanımlar.


Onda semiyotik olan ise, ötekinin alanını temsil eder ve bilinçdışının izlerini taşır. Bu anlamda semiyotik ifade, gerçekleşmemiş erotik hayaller ve istekleri gösterir. Bu hayal ve istekler, Kristeva’ya göre, sanat ve dinde kendilerini açık ve seçik olarak gösterirler. Nitekim, Musevi tektanrıcılığı ve Batı sembol sistemleriyle kadınların dışlanması veya marjinalleştirilmesi arasındaki ilişkiyi analiz eden filozof un tanımına göre, Musevi monoteizmi “sembolik ve babacı bir benliküstü toplum” ilkesine göre kurulmuştur. O bundan dolayı, kadınları, anneleri bastırır. Kadının bu şekilde dışlanması veya marjinalleştirilmesi, ataerkil toplumun temel karakteristiğidir. Cinsel farklılığı, başka hiçbir uygarlık, Kristeva’ya göre, bu kadar aşikar bir ilke haline getirmemiştir. Tektanrıcı birliğin iki cinsin kökten bir biçimde birbirinden ayrılmasına neden olduğunu savunan filozof dili felsefi bakımdan sorgulayan feminist dilbilimi şiddetle eleştirmiştir. Ona göre, bunun arkasında doğruluğu araştırılmamış bir transandental özne veya Kartezyen cogito vardır. İrigaray ve Cixous gibi diğer feminist düşünürlerle birlikte, bir farklılık feminizmine yazılıp, özü itibariyle dişil olan bir söylem arayışı içine giren Kristeva, Simone de Beauvoir gibi düşünürlerin yer aldığı birinci kuşak feministlerle ikinci kuşak feministleri uzlaştırmaya çalışmıştır. O ikinci kuşak feministlerin sekter tavırlarına karşı, kadın-erkek ayırımının biyolojik bir ayrımdan ziyade, metafiziğe ait bir ayırım olduğunu öne sürmüştür. Bir yandan da bir yeni özne teorisi üzerinde çalışan Kristeva, öznenin süreç-içinde-özne olduğu görüşünü benimsemiştir. Ona göre, özne her konuşma ediminde yeni baştan kurulur. Kristeva işte bu bağlamda dilsel düzeni yıkmak ve, bütün kadınların ve erkeklerin farklı deneyimlerine olduğu kadar, cinslerin farklılığına açık olan bir özne kavramı yaratmak istemiştir.

__________________



Doyacak kadar aşın varsa,
başını sokacak bir damın,
insanoğluna kulluk etmiyorsan,
başkasının sırtında değilse geçimin,
tamam, güneşli günler içindesin.
Ömer Hayyam
DüŞüNeN aDaM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 07:04 PM   #32
DüŞüNeN aDaM
ÇoK DüŞüN Az KoNuŞ
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Bulunduğu yer: KUŞADASI
Yaş: 45
Mesajlar: 1.427 Konular: 470
Teşekkürleri: 0
3 mesajına 3 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 1654
Rep Puanı : 158480
Rep Seviyesi : DüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksın
Standart Cevap: Felsefe sözlüğü

Küreselleşme:

Modernizasyon sürecinin bir parçası olarak özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde ve doğu bloğunun yıkılmasından sonra tek kutuplu bir dünyada zuhur eden kültürel sistemine, dünyanın somut bir biçimde tek bir bütün olarak yapılaşması sürecine verilen ad.

Küreselleşme ya da global kültür, bütün dünyayı kuşatan çok geniş kapsamlı bir enformasyon sisteminin varoluşu, küresel tüketim modellerinin doğuşu, kozmopolit yaşam tarzlarının gelişimi, Olimpiyat Oyunları ve Dünya Futbol şampiyonaları benzeri global spor etkinliklerinin varlığı, dünya turizminin yayılışı, ulus devletinin egemenliğinin zayıf laması, bütün bir gezegeni tehdit eden ekolojik krizin farkına varılması, sınır tanımayan ekonomik ve ticari etkileşimin hızlanması, Avrupa Uluslar Topluluğu ve Birleşmiş Milletler gibi teşkilatların ve tüm dünyayı etkileyen politik sistemlerin doğuşu, Marksizm veya liberalizm benzeri global politik hareketlerin gelişimi, İnsan hakları kavramının sinir tanımayan yayılımı, kültürler arasındaki karşılıklı ilişkilerin bütün dünyayı etkileyen boyutlara varmasının sonucu olan bir süreç ya da olgu olarak tanımlanır.

__________________



Doyacak kadar aşın varsa,
başını sokacak bir damın,
insanoğluna kulluk etmiyorsan,
başkasının sırtında değilse geçimin,
tamam, güneşli günler içindesin.
Ömer Hayyam
DüŞüNeN aDaM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 07:05 PM   #33
DüŞüNeN aDaM
ÇoK DüŞüN Az KoNuŞ
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Bulunduğu yer: KUŞADASI
Yaş: 45
Mesajlar: 1.427 Konular: 470
Teşekkürleri: 0
3 mesajına 3 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 1654
Rep Puanı : 158480
Rep Seviyesi : DüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksın
Standart Cevap: Felsefe sözlüğü

Kopernikus, Nikolaos:
1473-1543 yılları, arasında yaşamış olan, modern astronominin kurucusu ünlü Polonyalı astronom.

Batlamyusun yer merkezli sistemine karşı çıkan Kopernikus, Eukleides’in çağdaşı Aristarkos tarafından geliştirilmiş olan güneş merkezli sistemi canlandırmış ve böylelikle de, bilimsel düşüncenin doğuşu ve gelişmesinde gerçek bir dönüm noktası oluşturmuştur. Dünyanın küresel olduğunu ve düzgün bir hareketle güneşin çevresinde döndüğünü matematiksel olarak kanıtlamak amacıyla Phytagoras’ın sisteminden yararlanmış olan Kopernikus, keşfinin içerdiği, yeryüzünün ve dolayısıyla İnsanın evrenin merkezinde olmadığı sonucundan dolayı, özellikle dinsel çevrelerden gelen yoğun bir muhalefetle karşılaşmıştır.

__________________



Doyacak kadar aşın varsa,
başını sokacak bir damın,
insanoğluna kulluk etmiyorsan,
başkasının sırtında değilse geçimin,
tamam, güneşli günler içindesin.
Ömer Hayyam
DüŞüNeN aDaM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 07:07 PM   #34
DüŞüNeN aDaM
ÇoK DüŞüN Az KoNuŞ
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Bulunduğu yer: KUŞADASI
Yaş: 45
Mesajlar: 1.427 Konular: 470
Teşekkürleri: 0
3 mesajına 3 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 1654
Rep Puanı : 158480
Rep Seviyesi : DüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksın
Standart Cevap: Felsefe sözlüğü

Çağdaş felsefe:

On dokuzuncu yüzyılın sonlarından başlayıp günümüze dek uzanan felsefe.

Felsefe hiçbir zaman boşlukta gelişmeyip, kültürün bir parçası olarak, daima çağın siyasi ve toplumsal koşullarıyla ilişki içinde ortaya çıktığına göre, çağdaş felsefenin de, yirminci yüzyılın koşullarından etkilenen, yirminci yüzyıla özgü bir bakış açısı vardır. Çağdaş felsefe içinde yer alan tüm filozoflar, aralarındaki farklılıklara karşın, işte bu bağlamda, bir parçası oldukları modern toplumun ilgi ve problemlerine yanıt vermek durumunda olmuşlardır. Şu halde, çağdaş felsefeyi karakterize eden birinci özellik, onun yirminci yüzyılda ortaya çıkan kimi temel durum ve oluşumlardan, örneğin modern toplumun bilim karşısındaki ikircikli tavrından, dile yönelik ilgiden, dünya savaşlarının yarattığı umutsuzluktan, toplumsal koşulların yarattığı güven bunalımı ve yabancılaşmadan, vb, yoğun bir biçimde etkilenmiş olmasıdır.


Çağdaş felsefeyi karakterize eden ikinci özellik, yirminci yüzyılda filozofların Batı felsefesine Kant’tan beri damgasını bulan kurmacılık veya konstrüktivizm ve görecilikten kaçınma çabası içine girmiş olmalarıdır. Buna göre, Batı felsefesinde Descartes’la başlayıp, Kant’la doruk noktasına ulaşan özne çıkışlı bir felsefe anlayışının ardından, yirminci yüzyıl felsefesi insandan ve insanın inançlarından bağımsız olarak varolan bir nesnel dünyanın varoluşunu kabul eden bir felsefedir. Nesnelliği yeniden yakalamaya çalışan çağdaş felsefe, aynı zamanda nesnel olarak varolan bir evrenin bilgisinin mümkün Olduğunu savunan bir felsefe olarak ortaya çıkar.


Kabaca ve genel olarak değerlendirildiğinde, çağdaş felsefede tarihsel bir sıra içinde ortaya çıkan dört ayrı gelenekten söz edilebilir: Metafiziksel gelenek, analitik gelenek; fenomenolojik gelenek ve eleştirel ya da yıkıcı gelenek.

1- Metafiziksel gelenek, yirminci yüzyılda felsefe tarihinin son özgün metafiziksel sistemlerinden meydana gelen bir gelenektir. Bu geleneğin, felsefenin görevinin gerçekliğin doğasıyla ilgili problemleri bir çözümü kavuşturmak olduğunu savunan düşünürleri, metafiziklerinde, dinamik ve değişen bir gerçekliği ifade etmeye çalışmışlardır. Bir ayağı on dokuzuncu yüzyılda olan söz konusu metafiziksel geleneğin en önemli üç temsilcisi Henri Bergson, John Dewey ve Alfred North Whitehead’tir. Dinamik ve değişen bir gerçekliği belli bir süreç felsefesiyle ifade eden bu üç düşünürün temel kavramı evrimdir.


2- Çağdaş felsefenin ikinci önemli ve büyük geleneği ise, Hobbes ve Hume’a mal edilebilecek olan kimi felsefi kabulleri benimseyen düşünürlerin oluşturduğu analitik gelenektir. Dünyanın çok büyük sayıda basit öğeden meydana geldiğini, kompleks nesnelerin bu öğelere ayrıştırılabileceğini ve bu basit varlıklarla karşılaşıldığı zaman, onların kolaylıkla tanınıp anlaşılabileceğini öne süren bu gelenek mensupları, felsefenin görevinin sentez değil de, dilsel ya da bilimsel veya mantıksal analiz olduğunu öne sürer. En önemli temsilcileri arasında George Edward Moore, Bertrand Russell, Gattlob Frege, Ludwig Wittgenstein, ve Viyana Çevresi düşünürlerini verebileceğimiz bu gelenek realist bir tavır alıp sağduyuya yaklaşırken, bir yandan da bilimden tarafa saf tutup metafiziğe şiddetle karşı çıkar.


3- Çağdaş felsefenin üçüncü geleneği ise, Alman filozofu Edmund Husserl tarafından kurulmuş olan fenomenolojik gelenektir. Bilginin olanağına büyük bir güçle inanırken, Kant’ın eseri olan konstrüktivizme şiddetle karşı çıkan fenomenolojik gelenek, kendinde şeylerin bilince göründüklerini öne sürmüştür. Bu çerçeve içinde bilince dönen ve bilincin yönelimselliğini bilinç üzerinde yoğunlaşmanın nedeni ve haklı kılınışı olarak değerlendiren fenomenolojik gelenek, aynı zamanda realist bir tavırla, şeylerin karşılıklı bağımlılığı ve ilişkisi üzerinde durmuştur. Analitik geleneğin Hume’a yakın olduğu yerde, daha çok Hegel’e yaklaşan fenomenolojik geleneğin en önemli temsilcileri arasında Martin Heidegger’le Jean Paul Sartre bulunmaktadır.


4- Çağdaş felsefenin dördüncü geleneği Fransız düşünürleri Michel Foucault ve Jacques Derrida tarafından temsil edilen eleştirel ya da yıkıcı gelenektir. Örneğin, özcülüğe, ikiciliğe, Descartesçı felsefeye, akıl ya da lojisizme, Aydınlanma felsefesiyle pozitivizme ve dolayısıyla bütün bir moderniteye ilişkin olarak çok ciddi ve keskin bir eleştiri yönelten Derrida’nın son çözümlemede özcülüğe, ikiciliğe ve akılmerkezciliğe yönelik olan eleştirisi gerçekte metafiziğe, Batı’nın bütün bir metafiziksel düşüncesine yönelik bir kritik olmak durumundadır. Başka bir deyişle, Batı düşüncesinin yüzyıllardan beri termelinde yer kavram ve karşıtlıkları yeni baştan eleştirel bir bakışla değerlendiren bu gelenek, Barı felsefesinin temellerini sarmıştır.



__________________



Doyacak kadar aşın varsa,
başını sokacak bir damın,
insanoğluna kulluk etmiyorsan,
başkasının sırtında değilse geçimin,
tamam, güneşli günler içindesin.
Ömer Hayyam
DüŞüNeN aDaM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-08-2009, 07:08 PM   #35
DüŞüNeN aDaM
ÇoK DüŞüN Az KoNuŞ
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Bulunduğu yer: KUŞADASI
Yaş: 45
Mesajlar: 1.427 Konular: 470
Teşekkürleri: 0
3 mesajına 3 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 1654
Rep Puanı : 158480
Rep Seviyesi : DüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksınDüŞüNeN aDaM Ünün ötesinde bir şöhret sahibi olacaksın
Standart Cevap: Felsefe sözlüğü

Çatışma teorisi:

Toplumu meydana getiren grup ya da öbekler arasındaki rekabete dayalı çıkar çelişkisini temele alan, çatışmanın toplumsal gelişme için önemli bir işlev yerine getirdiğini dile getiren teori.

Çatışmanın doğası ve işleviyle ilgili ilk teoriler on dokuzuncu yüzyılla yirminci yüzyılın başlarında öne sürülmüştür. Bu alandaki ilk önemli kuram. Marx’ın iki sınıf arasındaki çatışmaya dayanan toplumsal çatışma modelidir. Toplumun bütününü sermaye ve emeğin çıkarlarını temsil eden iki sınıfa bölen Marx’a göre, çatışmanın toplumu dönüştürme gibi bir işlevi vardır. Alman felsefe profesörü George Simmel ise, çatışmanın önemini vurgulamakla birlikte, Marx’ınki gibi ikili bir model benimsememiş ve çatışmanın tüm toplumsal düzenlemeleri ortadan kaldıracağı sonucuna yarmamıştır. Ona göre, çatışmanın durağanlığı, toplumsal istikrar ve dengeyi sağlamak, bireyleri korumak bakımından üstlendiği çok önemli rol ve olumlu işlevler vardır.


Çatışma konusunda, bu iki önemli çatışma teorisinden sonra yirminci yüzyılda ortaya çıkan üçüncü yaklaşım, çatışmadan, toplumsal bütünlüğün önemini ve ortak değerlerin olumlu etkisini gündeme getiren birlikli bir toplum görüşü lehine feragat eden fonksiyonalist görüştür. Fonksiyonalistler çatışmaya olumlu bir rol yükleyen Karl Marx’la Simmel’in tersine, onu, sağlıklı bir toplumsal organizmanın normal değil de, patolojik bir hali olarak yorumlamışlardır.


Fonksiyonalist anlayıştan sonra ortaya çıkan tüm çatışma teorileri Marx ya da Simmel ‘in görüşünün farklı versiyonları olmak durumundadır. Örneğin, 1960’1ı yıllarda sistem çatışmasıyla toplumsal çatışma arasında bir ayırım yapan sosyolog Dockwood, Marksist bir anlayış benimsemiştir. Ona göre, kurumlar birbirleriyle uyum içinde olmadıkları zaman sistem çatışması ortaya çıkar; buna karşın toplumsal çatışma bireyler arasında olup yalnızca toplumsal etkileşimler içinde ortaya çıkar.



__________________



Doyacak kadar aşın varsa,
başını sokacak bir damın,
insanoğluna kulluk etmiyorsan,
başkasının sırtında değilse geçimin,
tamam, güneşli günler içindesin.
Ömer Hayyam
DüŞüNeN aDaM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-12-2011, 08:11 PM   #36
ƔЄƝƊЄƬƬƛ
Acemi Üye
 
ƔЄƝƊЄƬƬƛ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2011
Bulunduğu yer: ιѕтαηвυℓ/кαятαℓ
Yaş: 20
Mesajlar: 37 Konular: 12

Mood
Bitkin

Teşekkürleri: 0
9 mesajına 10 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 10
Rep Puanı : 10
Rep Seviyesi : ƔЄƝƊЄƬƬƛ Etkisiz Eleman
Standart Cevap: Felsefe sözlüğü

Felsefe düşkünü bir insan olarak gerçekten mükemmel bir konu ve benimde çok işime yarayacak.Gerçekten çok teşekkür ederim.
ƔЄƝƊЄƬƬƛ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
felsefe, sözlüğü

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Biyoloji Sözlüğü.. ►KÃÑÅRYÂ◄ Çöp Kutusu 1 10-08-2010 10:43 PM
Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü 2008 | 217 MB S¢σяρίση Çöp Kutusu 1 07-10-2010 10:54 AM
kimya sözlüğü ►KÃÑÅRYÂ◄ Kimya 11 04-16-2010 01:15 PM
Hacker Sözlüğü ! ►KÃÑÅRYÂ◄ Web ve Mail GÜvenlik açıkları, Korunma 0 11-29-2008 12:28 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:10 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.enmatrak.com
Şahıs Ve Kurumlara: Sitemiz Forum sitesi olup insanların bilgi paylaşımına ve mesajlaşmasına olanak sağlamaktadır. Bizler enmatrak.com'un yöneticileri olarak bu işi dostluk adına yapıyoruz. internet sitemizden hiçbir kazanç elde etmiyoruz ve etmiyeceğiz. Sitemizde sadece ve sadece yardım kuruluşlarının reklamlarına yer verilecektir .. Bu nedenle sizleri rahatsız eden, telif hakkı sizlere ait olan konuları ve kurallara aykırı gördüğünüz mesajları bizlerle paylaşınız. En matrak olarak bizlere ihbar edilmeden adli kurumlara yapılan şikayet ve suç duyurularında gerekli tüm belgelerle , derdini anlatma gereği duymadan bildiğini okuyan kişiler ve kurumlar hakkında işlem başlatacağız. Tüm bilgileri ve tüm mesajları kontrol etme gibi bir olanağımız olmadığından derdini anlat derman olalım yöntemini hizmet edinmiş durumdayız.Lütfen soru ve sorunlarınızı özel mesajla forum adminlerine veya matrakhukuk@gmail.com adresine bildiriniz.En kısa sürede gerekenler yapılacaktır Saygılarımızla.
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Toplist

Zirve100 Toplist