Enmatrak.Com | Forum-Mp3-Dizi-Divx-Oyun-Eğlence  


Geri git   Enmatrak.Com | Forum-Mp3-Dizi-Divx-Oyun-Eğlence > En Matrak - Güncel > Güncel Haberler > Köşe Yazıları

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 12-04-2010, 12:04 PM   #1
GüLCe
Onursal Üye
 
GüLCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Bulunduğu yer: Düş Sokağı
Mesajlar: 11.121 Konular: 3642

Mood
Melek Gibi

Teşekkürleri: 110
257 mesajına 304 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 447243
Rep Puanı : 44699584
Rep Seviyesi : GüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz Ezberlenecek
Standart Aşık Veysel'i Anlayabildik mi?

Aşık Veysel, hayatını anlattığı bir şiirinde "Üçyüz-onda gelmiş idim cihana" diyor.
Yıl 1894 oluyor kendi hesabına göre.
Sivas'a bağlı Şarkışla İlçesi'nin Sivrialan Köyü'nde dünyaya gelmiş.
Anası Gülizar, bir yaz günü köylerinin bulunduğu civarda Ayıpınar merasına koyun sağmaya gittiğinde, oracıkta bir yol üstünde doğurmuş Veysel'i.
Göbeğini de kendi eliyle kesmiş.
Yaman kadınmış Gülizar ana.
Bebesini bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüş.
Babası Ahmet, bebenin adını Veysel koymuş. Yıllar geçmiş aradan büyümüş, konuşmuş, yürümüş Veysel çocuk.
Böylece yedi yaşına varmış.
O yıl bir çiçek hastalığı salgını olmuş Sivas'ta.
Küçük Veysel de yakalanmış. Sol gözünde, çiçeğin beyi çıkmış kendi deyimiyle...
Göz akıp gitmiş.
Sağ gözüne de perde inmiş, önceleri.
Yalnız ışığı seçebiliyormuş, bu gözüyle.
Babasına "Çocuğu Akdağ Madeni'ne götür, orada bu gözünü açacak bir doktor var" demişler.
Sevinmiş Ahmet Emmi.
Gel gör ki, talihsizlik yine yakasını bırakmamış Veysel'in.
Bir gün inek sağarken babası yanına gelmiş.
Veysel ansızın dönüverince, yakında bulunan bir değneğin ucu öteki gözüne girivermiş.
O göz de akıp gitmiş böylece.
Veysel'in Ali adında bir ağabeyi ve Elif adında bir kız kardeşi varmış.
Hepsi çok üzülmüşler Veysel'in kötü kaderine...


Acı üstüne acı

Babası meraklı adammış.
Halk ozanlarından şiirler okuyup ezberleterek avutmaya çalışmış oğlunu.
Sivas'ın köyleri saz şairleriyle dolu.
Onlar da ara sıra gelip Ahmet Emmi'nin evine uğrarlarmış.
Veysel ilgiyle dinlermiş çalıp söylediklerini.
Babası, oğlunun ilgisini görünce; bir saz alıp vermiş ona.
İlk saz derslerini, babasının arkadaşı olan Çamşıhlı Ali Ağa'dan almış.
Ve gitgide, kendini iyice saza vermiş Veysel. Ünlü Halk ozanlarının şiirlerini çalıp söylemiş bir zaman.
Yirmibeş yaşındayken (1919) anası, babası Veysel'i Esma adında bir kızla evlendirmişler ve kısa süre sonra ikisi de göçüp gitmiş bu dünyadan (1921).
Acı üstüne acı gelmiş, ama bitmemiş talihin kötü oyunu.
İkinci çocuğu on günlükken, anasının memesi ağzına tıkanarak ölmüş, ardından da karısı yanaşmalarıyla evden kaçmış.
Bu olay çok üzmüş Veysel'i. Daha dertli olmuş ve iyice içine kapanmış.
Karısı koyup gittiğinde bir kızı varmış Veysel'in.
Daha bir yaşını bile bitirmemiş. İki yıl kucağında gezdirmiş Veysel'i, ne çare o da yaşamamış.
Bu sıralar Veysel'i yeniden evlendirmişler.
Bu karısı çocuk vermiş Aşığa.
Biri ölmüş, iki oğlan, dört kız, altısı sağ. Onlar da 18 torun vermiş Veysel'e.

Atatürk'e şiir yazdı

Aşık Veysel, Cumhuriyet'in Onuncu yıl dönümüne rastlayan 1933 yılına kadar, başka ozanların şiirlerini çalıp söylemiş.
Kendi deyişlerini söylemekten utanır, çekinirmiş.
O yıllarda şairlerimizden Ahmet Kutsi Tecer tanımış Veysel'i.
Onun ışık tutuculuğuyla Veysel'in şiirleri aydınlığa kavuşmuş.
Veysel, şairliğinin gelişmesinde Tecer'in büyük yardımlarını gördüğünü söylerdi her zaman.
Veysel'in gün ışığına çıkan ilk şiiri Mustafa Kemal Paşa için söylediği: "Türkiye'nin ihyası Hazreti Gazi" mısrasıyla başlayan şiiridir.
Bundan sonra bütün yazdıklarını çalıp söyler olmuştu.
1933 yılına kadar, köyünden dışarı hemen hemen hiç çıkmadığı halde;
bundan sonra bütün yurdu dolaşmış, yurdunun çeşitli şehirleriyle kasabalarını, köylerini yakından tanımıştır.
Halk ozanlarından en çok Karacaoğlan'ı, Yunus'u, Emrah'ı, Dertli'yi severdi.
Çağımızın ozanlarından Ahmet Kutsi Tecer'in ayrı bir yeri vardı Veysel'de.
Onun aracılığıyla Köy Enstitüleri'nde bir süre saz öğretmenliği de yapmıştı Veysel.
Sırasıyla Arifiye Hasanoğlan, Çifteler, Kastamonu, Yıldızeli, Akpınar Köy Enstitüleri'nde bulunmuştu.
1952 yılında İstanbul'da büyük bir jübilesi yapılan Aşık Veysel'e 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi,
"Anadilimize ve milli birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı" özel bir kanunla vatani hizmet tertibinden aylık bağlanmıştı.
__________________


Ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim!
Bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediklerim.



Edeb Yâ Hû!
GüLCe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-04-2010, 12:08 PM   #2
GüLCe
Onursal Üye
 
GüLCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2010
Bulunduğu yer: Düş Sokağı
Mesajlar: 11.121 Konular: 3642

Mood
Melek Gibi

Teşekkürleri: 110
257 mesajına 304 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 447243
Rep Puanı : 44699584
Rep Seviyesi : GüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz EzberlenecekGüLCe Nickiniz Ezberlenecek
Standart Cevap: Aşık Veysel'i Anlayabildik mi?

İşte böylesine uzağı gören bir insandı o...

Yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı. (Ölümü 21 Mart 1973).
Fakat karanlık gözlerindeydi yalnız, içi apaydınlıktı, şiirleri de öyle...
Halk şiirimizin bu güçlü ozanı yarım yüzyılı aşkın bir süre yazdıklarıyla, çalıp söyledikleriyle çevresine ışıklar saçtı.
Sanırım şimdi de mezarında son uykusunu ışıklar içinde uyuyordur.
Yalnız çağımızda yaşayanlar değil, bizden çok sonra yaşayacaklar da "Dostlar Beni Hatırlasın" şiirini unutmayacaklar ve her zaman rahmetle anacaklar Aşık Veysel'i.

Dostlar Beni Hatırlasın...


Gazetemde otururken televizyona gözüm takıldı.
Filmin başrol oyuncusu kadın; eğer ölürse arkasından ağlayacak kimsenin olmadığını söylerken gözyaşlarına hakim olamıyordu.
Bir an düşünmekten kendimi alamadım.
Acaba ben aniden ölürsem, arkamdan kaç kişi ağlardı diye?
Bilemedim gerçekten de.
Ailem, yakın arkadaşlarım üzülürler tabii ki.
Zaman denilen, geçip gitmesine engel olamadığımız kavramın beni unutmalarına yardımcı olacağı kesin.
Sonra daha derinlere daldım.
Şimdiye kadar ne gibi hatalar yaptım, kimleri üzdüm,

farkında olmadan, istemeyerek kimleri kırdım diye?
Telafisi imkansız hatalar yaptım mı?
Sonuçlarından ders aldım mı?
İnsan hatalarıyla yaşıyor, eleştriliyor.
Ve dürüstlüğüyle, cana yakınlığıyla, iyi kalpliliğiyle seviliyor.
Yaptığımız yanlışlıkları kabul etmek, özür dilemek ayrı bir meziyet elbette ki.
Ama öyle durumlar olur ki, özür dilemenin de bir anlamı yoktur.
Kırılanları yapıştırmaya uğraşıp bunu başarsak bile, eskisi gibi olmayacağını biliriz.
Bunu tamir etmeye çalışırken bir bakmışız ki, hayatın bir sürü yönünü ıskalamışız.
Bu bizi anlamsız dehlizlere götürse de, gerçekten vaktimizi inanılmaz alıyor.
Bir Anadolu türküsü'nde Erkan Uğur'un söylediği gibi, "Bu dağlar kömürdendir, geçen gün ömürdendir"

Bu satırlar ne kadar doğru?

Hayatı dolu dolu yaşayacağım derken, insanları, dostlukları, arkadaşlıkları, ilişkileri silip atacakmıyız?
Benim disturum buna tabii ki hayır olacak, oldu da her zaman.
Özveri ve çaba olmayan bir yaşamdan tat almanın imkansız olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca insanları sevdiğimizi, onlara değer verdiğimizi yaşarken söylemeliyiz.
Arkasından ağlamanın ona getireceği hiçbir yarar yok ki.
Sevildiğini bilmek herkesin hakkı.
Ancak böyle olursa, başımız sıkıştığında, üzüntülerimizi paylaşmak istediğimizde, kime gidebileceğimizi bilebiliriz.
Aşık Veysel'in yaşamı sıkıntı ve fakirlik içinde geçmiş. Öldükten sonra kıymetini anladık.
Neden? Devlet, hanımına maaş bağlamak istediğinde kadının verdiği cevap beni çok üzmüştü.
"Biz yokluk içinde senelerimizi geçirdik.
Aşık Veysel'in gözleri görmüyordu, öylece de göçüp gitti.
Yaşarken kıymetini bilemediniz.
Şimdi de bana vermek istediğiniz parayı istemiyorum" deyip reddetmişti.
Zavallı diye düşündüğüm kadın, gözümde bir anda büyümüştü. Helal olsun dedim...
Çok ihtiyacı olduğu halde verileni reddetmesini.

DOSTLAR BENI HATIRLASIN

.....Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın

Can bedenden ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın

Ne gelsemdi, ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın

Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murad yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın

Gün ikindi, akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın


Sevgi pınarıydı Veysel


Evet...
Aşık Veysel bu dizeleri söylerken, yıllar sonra bu dizelerin dilden dile dolaşacağını biliyor muydu dersiniz? Elbetteki hayır.
Tek göz odasında, sıkıntılar içinde geçirdiği yaşamının son yıllarında fakirlik içinde hayata veda etti.
Şimdiyse şiirlerini bilmeyen, Aşık Veysel'i tanımayan yok. İnsanları öldükten sonra değerlendirmek ne kadar kötü.
Elbette ki hatırlanmak, unutulmamak güzel.
Ama; ya giden insan bunu hiç bilmiyecekse?
O zaman onu hatırlamanın ve onun için üzülmenin faydası kime?
Yaptığı eserlerin beğenildiğini hiç bilmeyecek bir sanatçı ne kadar verimli çalışabilir?
Sevildiğini, değer verildiğini hiç bilmeyen bir insan, ne kadar mutlu olabilir?
Öldükten sonra olanları hepimiz biliyoruz.
Acaba sağken, böyle büyük bir sevgi seli ile karşılaşsaydı ne yapardı?
Eminim çok mutlu olurdu.
Bütün bu örnekleri çoğaltabiliriz.
Ne olur sanki insanlara çıkarsız, menfaatsiz, maskesiz sevdiğimizi söyleyebilsek!
Ne olur değer verdiğimizi yaşarken hissettirsek!
Ne olur yaşamı bütün yönleriyle kucaklayabilsek!
Ne olur beyin anlam arasında bağlam kurup, iletişim güçlüğünde direk köprüleri atabilsek!
Ne olur anlamsızlıklarda anlam arayabilsek!
Ne olur kleptokrasiye (Politik ve toplumsal kirlenme) bulaşmadan berrak,
namuslu bir sevgi pınarı yaratabilsek hayata, aşka, insanlığa dair!...

Yazar : Erhan Öztürk
__________________


Ağzıyla kuş tutsa da sevemediğim insanlar var benim!
Bir de canıma okusa bile sevmekten vazgeçemediklerim.



Edeb Yâ Hû!

Konu GüLCe tarafından (12-04-2010 Saat 12:11 PM ) değiştirilmiştir..
GüLCe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12-04-2010, 12:12 PM   #3
EnMaTRaK2
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Yaş: 26
Mesajlar: 39.501 Konular: 26
Teşekkürleri: 2
41 mesajına 42 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 21475660
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : EnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunEnMaTRaK2 Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun
Standart Cevap: Aşık Veysel'i Anlayabildik mi?

Teşekkürler...
EnMaTRaK2 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
anlayabildik, aşık, mi, veyseli

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Her şey o' na aşık.. GüLCe Peygamberimize Özel 2 11-01-2010 01:46 AM
Son Aşık Meyra25 Resimli Şiirler 2 04-07-2010 08:35 AM
Aşık Yanguni HaRuN Biyografi 0 04-07-2010 08:00 AM
Aşık Gülabi HaRuN Biyografi 1 04-06-2010 11:47 AM
Feridun Düzağaç - Çok Aşık...((aşık olanların şarkısı)) ♣Ĉυтέ♥♥ρΟÍδΟŋ♣ Çöp Kutusu 1 10-10-2009 04:40 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:35 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.enmatrak.com
Şahıs Ve Kurumlara: Sitemiz Forum sitesi olup insanların bilgi paylaşımına ve mesajlaşmasına olanak sağlamaktadır. Bizler enmatrak.com'un yöneticileri olarak bu işi dostluk adına yapıyoruz. internet sitemizden hiçbir kazanç elde etmiyoruz ve etmiyeceğiz. Sitemizde sadece ve sadece yardım kuruluşlarının reklamlarına yer verilecektir .. Bu nedenle sizleri rahatsız eden, telif hakkı sizlere ait olan konuları ve kurallara aykırı gördüğünüz mesajları bizlerle paylaşınız. En matrak olarak bizlere ihbar edilmeden adli kurumlara yapılan şikayet ve suç duyurularında gerekli tüm belgelerle , derdini anlatma gereği duymadan bildiğini okuyan kişiler ve kurumlar hakkında işlem başlatacağız. Tüm bilgileri ve tüm mesajları kontrol etme gibi bir olanağımız olmadığından derdini anlat derman olalım yöntemini hizmet edinmiş durumdayız.Lütfen soru ve sorunlarınızı özel mesajla forum adminlerine veya matrakhukuk@gmail.com adresine bildiriniz.En kısa sürede gerekenler yapılacaktır Saygılarımızla.
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Toplist

Zirve100 Toplist