Enmatrak.Com | Forum-Mp3-Dizi-Divx-Oyun-Eğlence  


Geri git   Enmatrak.Com | Forum-Mp3-Dizi-Divx-Oyun-Eğlence > EnMatrak.Com > Kutlama - Taziye Bölümü

Kutlama - Taziye Bölümü Bu bölümde bayram seyran ve üyelerimize özel günleri kutlayabilirsiniz,taziyelerinizi belirtebilirsiniz

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 06-28-2011, 12:50 AM   #1
Root Admin
Allah'ım, gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle; Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle.
 
-->DoRuK<-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 23.786 Konular: 6529

Mood
Sansli

Teşekkürleri: 524
414 mesajına 502 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 5000
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : -->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun
Miraç Kandili 28 Haziran 2011 (Salı'yı- Çarşamba'ya Bağlayan Gece)










"Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir."
(İsra :1)

Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri de Miraç Gecesidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullahın (a.s.m.) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur.
Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür. Miraç mucizesi Kur'ân-ı Kerimde âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmuştur. Bu îlâhî yolculuğun ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâya kadarki safha Kur'ân'da şöyle anlatılır:

Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir. (İsra Suresi, 1)


Miraçın ikinci merhalesi de Mescid-i Aksâdan başlayarak semânın bütün tabakalarından geçip tâ İlâhi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm Sûresinde şöyle' anlatılır:


O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O'nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâda gördü. Ki, onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü. (Necm Suresi, 7-18.)


__________________

[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]




Konu -->DoRuK<-- tarafından (06-28-2011 Saat 01:06 AM ) değiştirilmiştir..
-->DoRuK<-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için -->DoRuK<-- kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
siyahkan (06-28-2011), ZeMHeRi (06-28-2011)
Alt 06-28-2011, 12:57 AM   #2
Root Admin
Allah'ım, gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle; Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle.
 
-->DoRuK<-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 23.786 Konular: 6529

Mood
Sansli

Teşekkürleri: 524
414 mesajına 502 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 5000
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : -->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun
Standart Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011

Miraç nasıl oldu?


Miraç, Receb ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir.
Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam burada peygamberlere iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu.
Bir rivayette Hz. İsa'nın doğduğu yer olan Betlaham'a uğradı, orada da iki rekât namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü's-Sahra'nın bulunduğu yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi.

Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine -Hoş geldin- dediler, tebrik ettiler.
Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birlikte imkân ile vü-cub ortası (kâinatın bittiği yer) Sidretü'l-müntehâ'ya geldiler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam orada ikisi gizli, ikisi açıktan akan (Nil, Fırat) dört nehir gördü. Sonra hergün yetmiş meleğin ziyaret ettiği Beytü'l-Ma'mur'u ziyaret etti.
Hz. Cebrail'in buradan öteye gitmesi mümkün değildi. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve mekândan münezzeh (uzak) olan Cenab-ı Hakkın cemaliyle müşerref oldu.
Süleyman Çelebi'nin dediği gibi

Aşikâre gördü Rabbü'l-izzeti/Âhirette öyle görür ümmeti. İnşaallah...

Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Rabbinin huzurundan döndükten sonra Hz. Musa ile karşılaştı., Allah ümmetine neyi farz kıldı? diye sorunca, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam "50 vakit namaz" buyurdu.

Hz. Musa'nın, Rabbine dön, azaltması için Rabbinden niyazda bulun, ümmetin buna güç yetiremez demesi üzerine, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, beş sefer Cenab-ı Hakka niyazda bulundu, her seferinde 10 vakit indi, sonunda beş vakitte karar kıldı.

Daha sonra Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Hz. Cebrail'in rehberliğinde Cenneti, Cehennemi, âhiret menzillerini ve bütün âlemleri gezdi, gördü, Mekke'ye döndü.

Sabah olunca Kabe'nin yanında Mekkelilere Miraçı anlattı. Onlar Peygamberimizden delil istediler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam de onlara yolda gördüğü kafilelerinden haber verdi. Kureyşliler hemen kafileleri karşılamak için Mekke dışına çıktılar. Gelenleri aynen Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam haber verdiği gibi gördüler, ama iman nasip olmadı.

Ama yine de Peygamberimizden üst üste Miraça çıktığına dair delil istediler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Kudüs'e, Mescid-i Aksâ'ya uğradığını anlatınca Kureyşliler, Bir ayda gidilebilen Bir yere Muhammed nasıl bir gecede gidip gelebilir? diye itiraz ettiler, ardından da Mescid-i Aksâ'yı görmüş olanlar, Mescid-i Aksâ'yı bize anlatır mısın? diye Peygamberimize soru yönelttiler.

Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam şöyle anlattı:
Onların yalanlamalarından ve sorularından çok sıkıldım. Hatta o ana kadar öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim. Derken Cenab-ı Hak birden Beytü'l-Makdis'i bana gösterdi. Ben de ona bakarak her şeyi birer birer tarif ettim. Hatta bana, Beytü'l-Makdis'in kaç kapısı var? diye sordular. Halbuki ben onun kapılarını saymamıştım. Beytü'l-Makdis karşımda görününce ona bakmaya ve kapılarını teker teker saymaya ve anlatmaya başladım.

Bunun üzerine müşrikler:
"Vallahi dos doğru tarif ettin" dediler, ama yine de iman etmediler.

O esnada Hz. Ebû Bekir çıkageldi, müşrikler durumu ona haber verdiler. Hz. Ebû Bekir, "Eğer bu sözleri ondan duymuşsanız seksiz şüphesiz doğrudur" diyerek hemen tasdik etti ve bundan sonra Hz. Ebû Bekir Sıddîk, "tereddütsüz inanan" ünvanını aldı.



Peygamberimiz neden mirac'a çıktı?

Bir padişahın iki türlü konuşması vardır. Biri, bir vatandaşla telefon ederek küçük bir meseleyi görüşmesi. Diğeri de devlet başkanı, halifelik yönü ve milletin idarecisi olarak, emirlerini her tarafa duyurmak için özel bir elçisi ile konuşması, sohbet etmesi, onun aracılığı ile ferman yayınlamasıdır.
Bu örnekte olduğu gibi Cenab-ı Hakkın da kulları ile iki tarzda muhatap olması vardır. Biri, özel ve cüz'i, diğeri de geniş ve genel mahiyette bir konuşması. Cenab-ı Hakkın bazı velilerle özel ve cüz'i anlamda ilham etmesi birinciye örnektir.

Ama Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün velayet mertebelerinin üstünde bir büyüklük ve yücelikte, kâinatın Rabbi, bütün varlıkların Yaratıcısı olarak Cenab-ı Hakkın sohbetine müşerref olması ise ikinci ve mükemmel olanına misaldir.

Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam elçiliği iki taraflıdır. Birisi halktan Hakka, diğeri de Haktan halka. Birisi mi'râcin bâtıni tarafı olan velayet yönüdür, diğeri de zahiri tarafı olan risalet yönüdür.

Yani Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam bizi temsilen Cenab-ı Hakkın huzuruna çıktı, başta insanlar olmak üzere bütün varlıkların ibadet, kulluk, tesbih ve zikirlerini toplu olarak (askerin komutana tekmil vermesi gibi) arz etti. Bu yönüyle Miraç halktan, insanlardan, varlıklardan Hakka bir gidiştir. Diğeri de Cenab-ı Hakkın biz kullarından istediklerini, emir ve yasaklarını Resul olarak getirmiştir. İbadetlerin özü ve esası olan beş vakit namazı Miraç hediyesi olarak getirmesi gibi...



Peygamberimiz, Allah ile nasıl görüşebilir?

Soru: "Bize herşeyden daha yakın olan Cenab-ı Hakka binlerce senelik mesafeyi aşarak yetmiş bin perdeyi geçtikten sonra Rabbiyle görüşmesi ne demektir?

Cenab-ı Hak herşeye herşeyden daha yakındır, fakat herşey O' na sonsuz şekilde uzaktır.
Meselâ, güneşin insan gibi aklı olsa da bizimle konuşacak olsa, elimizdeki ayna aracılığıyla bizimle konuşabilir.
Diğer taraftan biz bir çeşit ayna olan gözümüzle güneşe yaklaşabiliyoruz. Oysa güneş bize 150 milyon km. uzaklıkta bulunuyor, hiçbir şekilde ona yanaşamayız. Güneşe bir derece yaklaşmak için ancak Ay kadar büyümek lazım. Bu da mümkün değildir.
Bu misalde olduğu gibi, gerçek anlamda Cenab-ı Hak herşeye yakındır, ama herşey ona sonsuz derece uzaktır. Ancak Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam, Cenab-ı Hakkın lütfuyla bir anda binlerce perdeyi geçerek Miraça yükselmiş; bütün manevi mertebeleri aşarak huzura varmıştır.





Bir insan nasıl göklere çıkabilir?


Soru: Bunun bir örneği var mıdır? Bir uçak ancak 10-15 bin metre yukarı çıkabiliyor, bir uzay gemisi ancak Ay'a ve Venüs'e ulaşabiliyor. Bir insan birkaç dakika gibi kısa bir sürede milyonlarca metre uzaklara nasıl gidip gelebilir?

Yerküremiz, yani Dünya bir yılda yaklaşık 188 saatlik bir mesafeyi bir dakikada döner, yirmi beş bin senelik mesafeyi bir senede alır. Bu muazzam hareketi ona yaptıran ve bir sapan taşı gibi döndüren bir Kudret, bir insanı Arş-ı Âlâya getiremez mi? Güneşin çevresinde o ağır cisim olan dünyayı gezdiren bir hikmet bir insan bedenini şimşek gibi Rahman'ın Arşına çıkaramaz mı?



Peygamberimiz sadece ruhuyla gitse olmaz mıydı?

Soru: "Öyleyse ise neden Miraça çıktı? Ne lüzumu var? Evliya gibi ruhu ve kalbi ile gitse yetmez miydi?"

Cenab-ı Hak görünen ve görünmeyen âlemlerdeki güzellikleri göstermek için, kâinat fabrikasını ve merkezini gezdirmek, insanlığın amel ve ibadetlerinin âhiretteki neticesini göstermek için Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamı oralara davet etmesi gayet makuldür. Sadece ruhu ve kalbi ile değil, bu seyahate bedeninin de iştirak etmesi gerekir.

Görünen âlemin anahtarı olan gözünü, işitilen âlemin anahtarı olan kulağını Arşa kadar birlikte alması gerektiği gibi, ruhunun sayısız görevlerini üstlenen âlet ve makinesi hükmünde olan mübarek bedenini Arşa kadar çıkarması akıl ve hikmet gereğidir.

Zaten Cenab-ı Hak Cennette bedeni ruha arkadaş ediyor. Çünkü pekçok kulluk görevine ve sınırsız lezzetlere ve acılara beden kaynaklık etmektedir.
Öyle ise bu mübarek beden ruha arkadaşlık edecektir. Cennette ruh bedenle birlikte olacaksa Cennetü'1-Me'vâ'nın gövdesi olan Sidretü'l-Müntehaya Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın zatının arkadaşlık etmesi hikmetin tâ kendisidir.

Peygamberimiz Miraça sadece ruhen çıkmış olsaydı, zaten mucize olmazdı. Çünkü her veli ruhen ve kalben o âlemlere çıkabiliyor.



Peygamberimiz kısa zamanda nasıl gidip geldi?


Soru: "Birkaç dakikada binlerce yıllık mesafeye gidip gelmek aklen mümkün müdür?"

Cenab-ı Hakkın sanatında hareket ve hızın derecesi farklı farklıdır. Sesin hızı ile ışığın hızı, elektriğin hızı, hatta ruhun ve hayalin hızı birbirinden bütünüyle farklıdır. Gezegenlerin hızları da birbirinden farklıdır. Meselâ ışığın hızı 300.000 km/sn iken sesin hızı 360 km/sn'dır.

Acaba Peygamberimizin lâtif bedeninin yüce ruhuna tabi olması, ruh hızında hareketi nasıl akla ters gelebilir?

Yine bir insan on dakika uyusa bazı olur ki, bir yıllık iş görebilir. Hatta bir dakikada insanın gördüğü rüyayı, rüyada işittiği sözleri, konuştuğu kelimeleri toplansa uyanıkken bir gün, belki daha fazla bir zaman gerekir.

Demek ki bir zaman dilimi iki kişiye göre değişebiliyor, birisine bir gün, diğerine de bir yıl hükmüne geçebilir.

İşte Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Burak'a binerek şimşek gibi bütün kâinatı gezip İlâhi huzura çıkıp Rabbiyle sohbet şerefine ermiş, Onun cemalini görmüş, emirlerini alıp dönüp gelmiştir.



Miraçın benzeri bir olay var mıdır?


Soru: "Peygamberimizin Miraça çıkması mümkündür. Fakat her mümkün gerçekleşmiyor. Bunun bir benzeri var mı ki kabul edelim?"
Miraçın çok örnekleri vardır:
Bir insan, gözüyle bir saniyede Neptün gezegenine çıkabilir.
Bir bilim adamı, astronomi kanunlarına binerek tâ yıldızların arkasına bir dakikada gidebilir.
İman sahibi her insan, namazın hareketlerine düşüncesini bindirerek bir çeşit Miraçla kâinata arkasına alarak İlâhî huzura girebilir.
Kalb gözü açık bir veli, İlâhî sırlara kırk günde ulaşabilir. Hattâ Abdülkadir Geylânî ve İmam-ı Rabbanî gibi bazı evliyanın bir dakikada Arş-ı Âlâya kadar ruhen çıktıkları bildiriliyor.
Yine nurlu bir cisme sahip olan melekler bir anda yerden Arşa, Arştan yeryüzüne gidip geliyorlar.
Cennette, Cennet ehli mü'minler, Cennet bahçelerine kısa bir zamanda çıkabiliyorlar.

Bu kadar örnekler gösteriyor ki, bütün evliyanın sultanı, bütün mü'minlerin imamı, bütün Cennet ehlinin reisi ve bütün meleklerin makbulü olan Resul-i Ekrem Efendimizin bir anda Miraça çıkması, dönmesi, bütün yüce âlemleri gezip görmesi gayet makuldür ve şüphesizdir.


Miraçla gelen hediyeler

Birincisi: Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün iman hakikatlerini gözleriyle gördü. Melekleri, Cenneti, âhireti, hattâ Cenab-ı Hakkın cemâlini gözleriyle müşahede etti. Sözlerinde ve vaadinde en küçük bir hilafı, aksi beyanı olmayan o yüce insan mü'min ruhlara manen şöyle diyordu: Sizin inandığınız, melekleri, âhireti, Rabbinizin Nur cemâlini bizzat gördüm; bu iman esasları vardır, mevcuttur; tereddüt ve şüphe etmeyiniz. Böylece mü'minler sonsuz bir imana ermenin saadetine kavuştular.

İkincisi:
İnsan herşeyi merak ediyor. Ayda hayat var mı, yok mu diye araştırıyor. Halbuki Ay O Ezelî Sultanın memleketinde ancak bir sinek kadar yer kaplıyor.

Mü'minler merak ediyorlar. Rabbimiz bizden ne istiyor? Acaba ne yaparsak Rabbimiz bizden razı olur? Bir yolunu bulsak da doğrudan doğruya Rabbimizle muhatap olsak, bizden ne istiyor, anlasaydık" derken, İki Cihan Serveri yetmiş bin perde arkasından ezel ve ebed Sultanının razı olacağı amelleri Miraç meyvesi olarak getirdi beşere hediye etti. Bu hediye başta namaz olmak üzere İslâmın diğer esasları ve ibadetleridir.


Üçüncüsü: Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam ebedî saadet definesinin anahtarını alıp getirmiş, cinlere ve insanlara hediye etmiştir. Peygamber Efendimiz kendi gözüyle Cenneti görmüş, sonsuz saadetin varlığını müşahede etmiş ve bu büyük müjdeyi haber vermiştir. Öyle ki, bir adama idam edileceği anda affedilerek padişahın yakınında bir saray verilse ne kadar sevinir.
Öyle de bütün cinler ve insanlar sayısınca toplu bir müjde olan bu sevinç ne kadar önemli ve değerlidir.



Dördüncüsü: Peygamber Efendimiz Miraçta Cenab-ı Hakkın cemalini görme nimetini tattı. Bu manevi nimetin Cennette mü'minlere de nasip olacağı müjdesini verdi. Ayın on dördünü nasıl açıkça gözünüzle görüyorsanız, Rabbinizi de öyle Cennette apaçık göreceksiniz buyurarak bu ezelî müjdeyi bizlere hediye olarak getirdi.


Beşincisi: İnsan kâinatın en kıymetli bir meyvesi ve Kâinat Sahibinin en nazlı bir sevgilisi olduğu Miraçla anlaşıldı. Kâinata nisbetle küçük bir varlık, zayıf bir canlı olan insan bu meyve ile öyle bir dereceye çıktı ki, bütün varlıklar üzerinde bir makam ve mevki kazandı. Çünkü rütbesiz bir askere, Sen paşa oldun dense ne kadar sevinir.

Öyle de âciz, fani, devamlı ayrılık ve zeval tokadını yiyen biçare insana birden, "Sonsuz ve baki bir Cennette Rahman ve Rahîm olan Allah'ın rahmetine gireceksin" dendiğinde o insan ne kadar büyük bir mevki ve makama çıkar. Cennette hayal hızında, ruh genişliğinde, akıl akıcılığında, kalbin bütün arzularında Cenab-ı Hakkın ebedi mülkünde seyir ve seyahate erecektir. Cenab-ı Hakkın nur cemalini seyretme nimetini tadacaktır. Böyle bir insanın kalb ve ruhu ne kadar büyük bir sevince kavuşur değil mi? Miraçın bu meyvesi insanın en büyük arzu ve hedefidir. (Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, 31. Söz.)



Miraç Gecesi Namazı


Miraç gecesi kılınacak namaz on iki rekattır. İki rekatte bir selam verilerek kılınacak olan namaz on iki rekat ile bitirilir. Her rekatte Fatihadan sonra on kere ihlas okunur. Kılınma zamanı yatsı namazı kılındıktan sonra, imsak vaktine kadar ki herhangi bir vakit olabilir. Bu oniki rekat namaz bittiği zaman selamdan sonra yüz defa :

"Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim" duası okunur.

Ardından da yüz kere istiğfar yapılır.



Miraç Gecesinin Gündüzünde Kılınacak Namaz


Miraç gecesinin gündüzünde öğlen namazını kıldıktan sonra sonra dört rekat namaz kılınır.
Bu namazın;birinci rekatında Fatiha dan sonra bir kere Felak suresi, ikinci rekattan sonra bir kere Nas suresi, üçüncü rekatta üç kere Kadr suresi, dördüncü rekatta elli kere İhlas suresi okunur.


Kaynaklar:

1. Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, 31. Söz
2. Mübarek Aylar Günler ve Geceler
3. Üç Aylar İbadet Rehberi
__________________

[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]



-->DoRuK<-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için -->DoRuK<-- kullanıcısına teşekkür edenler:
siyahkan (06-28-2011)
Alt 06-28-2011, 01:02 AM   #3
Root Admin
Allah'ım, gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle; Hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle.
 
-->DoRuK<-- - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 29
Mesajlar: 23.786 Konular: 6529

Mood
Sansli

Teşekkürleri: 524
414 mesajına 502 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 5000
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : -->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun-->DoRuK<-- Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun
Standart Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011

Tüm İslam Alemin Mübarek Miraç Kandili Kutlu olsun İnşallah..Dualarınızdan bizleri de mahrum bırakmayın..

Selam ve dua ile...
__________________

[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]



-->DoRuK<-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2011, 01:06 AM   #4
QueeN
...
 
QueeN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
Bulunduğu yer: On the boulevard of broken dreams.. I walk alone...
Mesajlar: 11.035 Konular: 1554

Mood
Bezgin

Teşekkürleri: 20
59 mesajına 71 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 21475083
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : QueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunQueeN Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun
Standart Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011

__________________









"Kime yâr dediysek; o yâr açtı yarayı. Belli ki gerçek sevenimiz yoktur, Allah'dan gayrı! ..."

N.F.K.









QueeN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2011, 02:27 AM   #5
►KÃÑÅRYÂ◄
Banned
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Bulunduğu yer: ►ŤÛŔĶİYЁ◄
Mesajlar: 20.647 Konular: 5113

Mood
Bombagibi

Teşekkürleri: 2.410
360 mesajına 430 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 0
Rep Puanı : 1907
Rep Seviyesi : ►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman►KÃÑÅRYÂ◄ Etkisiz Eleman
klbk Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011 (Salı'yı- Çarşamba'ya Bağlayan Gece)


►KÃÑÅRYÂ◄ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2011, 08:11 AM   #6
IdE
Bayan Üye
 
Üyelik tarihi: Mar 2011
Bulunduğu yer: Ankara
Yaş: 26
Mesajlar: 331 Konular: 232
Teşekkürleri: 4
48 mesajına 59 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 1277
Rep Puanı : 125632
Rep Seviyesi : IdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksınIdE Yeterli yakında ünlü olacaksın
Standart Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011 (Salı'yı- Çarşamba'ya Bağlayan Gece)


Eyüp Sultan

MİRAÇ KANDİLİ
Feyiz ve bereketin coştuğu mübarek gecelerimizden biri de Miraç Gecesidir. Miraç bir yükseliştir, bütün süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir. Resulullahın (a.s.m.) şahsında insanlığın önüne açılmış sınırsız bir terakki ufkudur.
Bu ulvi seyahat, mucizelerin en büyüğüdür. Miraç mucizesi Kur'ân-ı Kerimde âyetlerle anlatılmış ve varlığı inkâr edilemeyecek bir şekilde ortaya konmuştur. Bu îlâhî yolculuğun ilk merhalesi olan Mescid-i Aksâya kadarki safha Kur'ân'da şöyle anlatılır:
“Âyetlerimizden bir kısmını ona göstermek için kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya seyahat ettiren Allah, her türlü noksandan münezzehtir. Şüphesiz ki O her şeyi hakkıyla işiten, herşeyi hakkıyla görendir.” (İsra Suresi, 1)
Miraçın ikinci merhalesi de Mescid-i Aksâdan başlayarak semânın bütün tabakalarından geçip tâ İlâhi huzura varmasıdır. Bu safha da Necm Sûresinde şöyle' anlatılır:
“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O’nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O’nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâda gördü. Ki, onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm Suresi, 7-18.)

Miraç nasıl oldu?
Miraç, Receb ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir.
Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miraçını kutladılar. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam burada peygamberlere iki rekat namaz kıldırdı, bir hutbe okudu.
Bir rivayette Hz. İsa'nın doğduğu yer olan Betlaham'a uğradı, orada da iki rekât namaz kıldı. Ve bugün Kubbetü's-Sahra'nın bulunduğu yerden Muallak Taşının üzerinden Miraça yükseldi.

Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Adem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin” dediler, tebrik ettiler.
Bundan Sonra Hz. Cebrail ile birlikte imkân ile vü-cub ortası (kâinatın bittiği yer) Sidretü'l-müntehâ'ya geldiler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam orada ikisi gizli, ikisi açıktan akan (Nil, Fırat) dört nehir gördü. Sonra hergün yetmiş meleğin ziyaret ettiği Beytü'l-Ma'mur'u ziyaret etti.
Hz. Cebrail'in buradan öteye gitmesi mümkün değildi. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bundan sonra Refref adında bir vasıta ile zaman ve mekândan münezzeh (uzak) olan Cenab-ı Hakkın cemaliyle müşerref oldu.
Süleyman Çelebi'nin dediği gibi

“Aşikâre gördü Rabbü'l-izzeti/Âhirette öyle görür ümmeti” İnşaallah...
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Rabbinin huzurundan döndükten sonra Hz. Musa ile karşılaştı., “Allah ümmetine neyi farz kıldı?” diye sorunca, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam “50 vakit namaz” buyurdu.

Hz. Musa'nın, “Rabbine dön, azaltması için Rabbinden niyazda bulun, ümmetin buna güç yetiremez” demesi üzerine, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, beş sefer Cenab-ı Hakka niyazda bulundu, her seferinde 10 vakit indi, sonunda beş vakitte karar kıldı.

Daha sonra Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Hz. Cebrail'in rehberliğinde Cenneti, Cehennemi, âhiret menzillerini ve bütün âlemleri gezdi, gördü, Mekke'ye döndü.

Sabah olunca Kabe'nin yanında Mekkelilere Miraçı anlattı. Onlar Peygamberimizden delil istediler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam de onlara yolda gördüğü kafilelerinden haber verdi. Kureyşliler hemen kafileleri karşılamak için Mekke dışına çıktılar. Gelenleri aynen Peygamberimizin Aleyhissalâtü Vesselam haber verdiği gibi gördüler, ama iman nasip olmadı.

Ama yine de Peygamberimizden üst üste Miraça çıktığına dair delil istediler. Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Kudüs'e, Mescid-i Aksâ'ya uğradığını anlatınca Kureyşliler, “Bir ayda gidilebilen Bir yere Muhammed nasıl bir gecede gidip gelebilir?” diye itiraz ettiler, ardından da Mescid-i Aksâ'yı görmüş olanlar, “Mescid-i Aksâ'yı bize anlatır mısın?” diye Peygamberimize soru yönelttiler.
Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam şöyle anlattı:
“Onların yalanlamalarından ve sorularından çok sıkıldım. Hatta o ana kadar öyle bir sıkıntı hiç çekmemiştim. Derken Cenab-ı Hak birden Beytü'l-Makdis'i bana gösterdi. Ben de ona bakarak her şeyi birer birer tarif ettim. Hatta bana, ‘Beytü'l-Makdis'in kaç kapısı var?’ diye sordular. Halbuki ben onun kapılarını saymamıştım. Beytü'l-Makdis karşımda görününce ona bakmaya ve kapılarını teker teker saymaya ve anlatmaya başladım.”

Bunun üzerine müşrikler:
“Vallahi dos doğru tarif ettin” dediler, ama yine de iman etmediler.

O esnada Hz. Ebû Bekir çıkageldi, müşrikler durumu ona haber verdiler. Hz. Ebû Bekir, “Eğer bu sözleri ondan duymuşsanız seksiz şüphesiz doğrudur” diyerek hemen tasdik etti ve bundan sonra Hz. Ebû Bekir “Sıddîk, tereddütsüz inanan” ünvanını aldı.



Peygamberimiz neden mirac’a çıktı?
Bir padişahın iki türlü konuşması vardır. Biri, bir vatandaşla telefon ederek küçük bir meseleyi görüşmesi. Diğeri de devlet başkanı, halifelik yönü ve milletin idarecisi olarak, emirlerini her tarafa duyurmak için özel bir elçisi ile konuşması, sohbet etmesi, onun aracılığı ile ferman yayınlamasıdır.
Bu örnekte olduğu gibi Cenab-ı Hakkın da kulları ile iki tarzda muhatap olması vardır. Biri, özel ve cüz'i, diğeri de geniş ve genel mahiyette bir konuşması. Cenab-ı Hakkın bazı velilerle özel ve cüz'i anlamda ilham etmesi birinciye örnektir.

Ama Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün velayet mertebelerinin üstünde bir büyüklük ve yücelikte, kâinatın Rabbi, bütün varlıkların Yaratıcısı olarak Cenab-ı Hakkın sohbetine müşerref olması ise ikinci ve mükemmel olanına misaldir.

Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam elçiliği iki taraflıdır. Birisi halktan Hakka, diğeri de Haktan halka. Birisi mi'râcin bâtıni tarafı olan velayet yönüdür, diğeri de zahiri tarafı olan risalet yönüdür.

Yani Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam bizi temsilen Cenab-ı Hakkın huzuruna çıktı, başta insanlar olmak üzere bütün varlıkların ibadet, kulluk, tesbih ve zikirlerini toplu olarak (askerin komutana tekmil vermesi gibi) arz etti. Bu yönüyle Miraç halktan, insanlardan, varlıklardan Hakka bir gidiştir. Diğeri de Cenab-ı Hakkın biz kullarından istediklerini, emir ve yasaklarını Resul olarak getirmiştir. İbadetlerin özü ve esası olan beş vakit namazı Miraç hediyesi olarak getirmesi gibi...

Peygamberimiz, Allah ile nasıl görüşebilir?
Soru: “Bize herşeyden daha yakın olan Cenab-ı Hakka binlerce senelik mesafeyi aşarak yetmiş bin perdeyi geçtikten sonra Rabbiyle görüşmesi ne demektir?”
Cenab-ı Hak herşeye herşeyden daha yakındır, fakat herşey O’ na sonsuz şekilde uzaktır.
Meselâ, güneşin insan gibi aklı olsa da bizimle konuşacak olsa, elimizdeki ayna aracılığıyla bizimle konuşabilir.
Diğer taraftan biz bir çeşit ayna olan gözümüzle güneşe yaklaşabiliyoruz. Oysa güneş bize 150 milyon km. uzaklıkta bulunuyor, hiçbir şekilde ona yanaşamayız. Güneşe bir derece yaklaşmak için ancak Ay kadar büyümek lazım. Bu da mümkün değildir.
Bu misalde olduğu gibi, gerçek anlamda Cenab-ı Hak herşeye yakındır, ama herşey ona sonsuz derece uzaktır. Ancak Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam, Cenab-ı Hakkın lütfuyla bir anda binlerce perdeyi geçerek Miraça yükselmiş; bütün manevi mertebeleri aşarak huzura varmıştır.

Bir insan nasıl göklere çıkabilir?
Soru: “Bunun bir örneği var mıdır? Bir uçak ancak 10-15 bin metre yukarı çıkabiliyor, bir uzay gemisi ancak Ay'a ve Venüs'e ulaşabiliyor. Bir insan birkaç dakika gibi kısa bir sürede milyonlarca metre uzaklara nasıl gidip gelebilir?”

Yerküremiz, yani Dünya bir yılda yaklaşık 188 saatlik bir mesafeyi bir dakikada döner, yirmi beş bin senelik mesafeyi bir senede alır. Bu muazzam hareketi ona yaptıran ve bir sapan taşı gibi döndüren bir Kudret, bir insanı Arş-ı Âlâya getiremez mi? Güneşin çevresinde o ağır cisim olan dünyayı gezdiren bir hikmet bir insan bedenini şimşek gibi Rahman'ın Arşına çıkaramaz mı?

Peygamberimiz sadece ruhuyla gitse olmaz mıydı?
Soru: "Öyleyse ise neden Miraça çıktı? Ne lüzumu var? Evliya gibi ruhu ve kalbi ile gitse yetmez miydi?"

Cenab-ı Hak görünen ve görünmeyen âlemlerdeki güzellikleri göstermek için, kâinat fabrikasını ve merkezini gezdirmek, insanlığın amel ve ibadetlerinin âhiretteki neticesini göstermek için Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamı oralara davet etmesi gayet makuldür. Sadece ruhu ve kalbi ile değil, bu seyahate bedeninin de iştirak etmesi gerekir.

Görünen âlemin anahtarı olan gözünü, işitilen âlemin anahtarı olan kulağını Arşa kadar birlikte alması gerektiği gibi, ruhunun sayısız görevlerini üstlenen âlet ve makinesi hükmünde olan mübarek bedenini Arşa kadar çıkarması akıl ve hikmet gereğidir.

Zaten Cenab-ı Hak Cennette bedeni ruha arkadaş ediyor. Çünkü pekçok kulluk görevine ve sınırsız lezzetlere ve acılara beden kaynaklık etmektedir.
Öyle ise bu mübarek beden ruha arkadaşlık edecektir. Cennette ruh bedenle birlikte olacaksa Cennetü'1-Me'vâ'nın gövdesi olan Sidretü'l-Müntehaya Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın zatının arkadaşlık etmesi hikmetin tâ kendisidir.

Peygamberimiz Miraça sadece ruhen çıkmış olsaydı, zaten mucize olmazdı. Çünkü her veli ruhen ve kalben o âlemlere çıkabiliyor.

Peygamberimiz kısa zamanda nasıl gidip geldi?
Soru: "Birkaç dakikada binlerce yıllık mesafeye gidip gelmek aklen mümkün müdür?"

Cenab-ı Hakkın sanatında hareket ve hızın derecesi farklı farklıdır. Sesin hızı ile ışığın hızı, elektriğin hızı, hatta ruhun ve hayalin hızı birbirinden bütünüyle farklıdır. Gezegenlerin hızları da birbirinden farklıdır. Meselâ ışığın hızı 300.000 km/sn iken sesin hızı 360 km/sn'dır.

Acaba Peygamberimizin lâtif bedeninin yüce ruhuna tabi olması, ruh hızında hareketi nasıl akla ters gelebilir?

Yine bir insan on dakika uyusa bazı olur ki, bir yıllık iş görebilir. Hatta bir dakikada insanın gördüğü rüyayı, rüyada işittiği sözleri, konuştuğu kelimeleri toplansa uyanıkken bir gün, belki daha fazla bir zaman gerekir.

Demek ki bir zaman dilimi iki kişiye göre değişebiliyor, birisine bir gün, diğerine de bir yıl hükmüne geçebilir.

İşte Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, Burak'a binerek şimşek gibi bütün kâinatı gezip İlâhi huzura çıkıp Rabbiyle sohbet şerefine ermiş, Onun cemalini görmüş, emirlerini alıp dönüp gelmiştir.

Miraçın benzeri bir olay var mıdır?
Soru: "Peygamberimizin Miraça çıkması mümkündür. Fakat her mümkün gerçekleşmiyor. Bunun bir benzeri var mı ki kabul edelim?"
Miraçın çok örnekleri vardır:
Bir insan, gözüyle bir saniyede Neptün gezegenine çıkabilir.
Bir bilim adamı, astronomi kanunlarına binerek tâ yıldızların arkasına bir dakikada gidebilir.
İman sahibi her insan, namazın hareketlerine düşüncesini bindirerek bir çeşit Miraçla kâinata arkasına alarak İlâhî huzura girebilir.
Kalb gözü açık bir veli, İlâhî sırlara kırk günde ulaşabilir. Hattâ Abdülkadir Geylânî ve İmam-ı Rabbanî gibi bazı evliyanın bir dakikada Arş-ı Âlâya kadar ruhen çıktıkları bildiriliyor.
Yine nurlu bir cisme sahip olan melekler bir anda yerden Arşa, Arştan yeryüzüne gidip geliyorlar.
Cennette, Cennet ehli mü'minler, Cennet bahçelerine kısa bir zamanda çıkabiliyorlar.
Bu kadar örnekler gösteriyor ki, bütün evliyanın sultanı, bütün mü'minlerin imamı, bütün Cennet ehlinin reisi ve bütün meleklerin makbulü olan Resul-i Ekrem Efendimizin bir anda Miraça çıkması, dönmesi, bütün yüce âlemleri gezip görmesi gayet makuldür ve şüphesizdir.

Miraçla gelen hediyeler

Birincisi: Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün iman hakikatlerini gözleriyle gördü. Melekleri, Cenneti, âhireti, hattâ Cenab-ı Hakkın cemâlini gözleriyle müşahede etti. Sözlerinde ve vaadinde en küçük bir hilafı, aksi beyanı olmayan o yüce insan mü'min ruhlara manen şöyle diyordu: “Sizin inandığınız, melekleri, âhireti, Rabbinizin Nur cemâlini bizzat gördüm; bu iman esasları vardır, mevcuttur; tereddüt ve şüphe etmeyiniz.” Böylece mü'minler sonsuz bir imana ermenin saadetine kavuştular.

İkincisi: İnsan herşeyi merak ediyor. Ayda hayat var mı, yok mu diye araştırıyor. Halbuki Ay O Ezelî Sultanın memleketinde ancak bir sinek kadar yer kaplıyor.
Mü'minler merak ediyorlar. “Rabbimiz bizden ne istiyor? Acaba ne yaparsak Rabbimiz bizden razı olur? Bir yolunu bulsak da doğrudan doğruya Rabbimizle muhatap olsak, bizden ne istiyor, anlasaydık” derken, İki Cihan Serveri yetmiş bin perde arkasından ezel ve ebed Sultanının razı olacağı amelleri Miraç meyvesi olarak getirdi beşere hediye etti. Bu hediye başta namaz olmak üzere İslâmın diğer esasları ve ibadetleridir.

Üçüncüsü: Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam ebedî saadet definesinin anahtarını alıp getirmiş, cinlere ve insanlara hediye etmiştir. Peygamber Efendimiz kendi gözüyle Cenneti görmüş, sonsuz saadetin varlığını müşahede etmiş ve bu büyük müjdeyi haber vermiştir. Öyle ki, bir adama idam edileceği anda affedilerek padişahın yakınında bir saray verilse ne kadar sevinir.
Öyle de bütün cinler ve insanlar sayısınca toplu bir müjde olan bu sevinç ne kadar önemli ve değerlidir.

Dördüncüsü: Peygamber Efendimiz Miraçta Cenab-ı Hakkın cemalini görme nimetini tattı. Bu manevi nimetin Cennette mü'minlere de nasip olacağı müjdesini verdi. “Ayın on dördünü nasıl açıkça gözünüzle görüyorsanız, Rabbinizi de öyle Cennette apaçık göreceksiniz” buyurarak bu ezelî müjdeyi bizlere hediye olarak getirdi.

Beşincisi: İnsan kâinatın en kıymetli bir meyvesi ve Kâinat Sahibinin en nazlı bir sevgilisi olduğu Miraçla anlaşıldı. Kâinata nisbetle küçük bir varlık, zayıf bir canlı olan insan bu meyve ile öyle bir dereceye çıktı ki, bütün varlıklar üzerinde bir makam ve mevki kazandı. Çünkü rütbesiz bir askere, “Sen paşa oldun” dense ne kadar sevinir.
Öyle de âciz, fani, devamlı ayrılık ve zeval tokadını yiyen biçare insana birden, "Sonsuz ve baki bir Cennette Rahman ve Rahîm olan Allah'ın rahmetine gireceksin" dendiğinde o insan ne kadar büyük bir mevki ve makama çıkar. Cennette hayal hızında, ruh genişliğinde, akıl akıcılığında, kalbin bütün arzularında Cenab-ı Hakkın ebedi mülkünde seyir ve seyahate erecektir. Cenab-ı Hakkın nur cemalini seyretme nimetini tadacaktır. Böyle bir insanın kalb ve ruhu ne kadar büyük bir sevince kavuşur değil mi? Miraçın bu meyvesi insanın en büyük arzu ve hedefidir. (Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, 31. Söz.)

Miraç Gecesi Namazı
Miraç gecesi kılınacak namaz on iki rekattır. İki rekatte bir selam verilerek kılınacak olan namaz on iki rekat ile bitirilir. Her rekatte Fatihadan sonra on kere ihlas okunur. Kılınma zamanı yatsı namazı kılındıktan sonra, imsak vaktine kadar ki herhangi bir vakit olabilir. Bu oniki rekat namaz bittiği zaman selamdan sonra yüz defa :

“Sübhanallahi vel hamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim” duası okunur.

Ardından da yüz kere istiğfar yapılır.

Miraç Gecesinin Gündüzünde Kılınacak Namaz
Miraç gecesinin gündüzünde öğlen namazını kıldıktan sonra sonra dört rekat namaz kılınır.
Bu namazın;birinci rekatında Fatiha’ dan sonra bir kere Felak suresi, ikinci rekattan sonra bir kere Nas suresi, üçüncü rekatta üç kere Kadr suresi, dördüncü rekatta elli kere İhlas suresi okunur.

Kaynaklar:
1. Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, Sözler, 31. Söz
2. Mübarek Aylar Günler ve Geceler
3. Üç Aylar İbadet Rehberi



Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir. (TAHA/132)

DUAM...


Ya Rabbi,
Çaresiz olduğum için değil, derdimin çaresinin ancak SEN olduğunu bildiğim için geldim kapına.
Tüm kapılar üzerime kapandı diye değil, bütün kapıları açacak anahtarın ancak Sen olduğunu bildiğim için, dualarımı da harmanlayıp gözyaşlarımla, Sana doğru çıktığım o yolda bir tek gönlümü aldım yanıma ve onunla dayandım kapına...

Ya Rabbi SEN'den bir şey isteyemem ki her şey bu kadar SEN iken. Cennetin bile istemez gönlüm SENl cenneti yaşar iken. Korkmam cehennem ateşinden de o da aşkınla sönerken.....

Aşkınla söndü Allah'ım... Ben Aşkınla söndüm. Aşkınla söndürdüm nefsimi, kinimi, beni yakan, yakacak olan her ne varsa her şeyi. Aşkınla kül ettim ve artık beni cehennem bile Aşkın gibi yakamayacak.

Bilmeyi bilmeden, kendimi bilmeden daha, Kendini bildiren SENsin bana. Ruhuma üfledin ruhundan, aşkını üfledin bana. Şekil verdin şekle sığmayan o sonsuz güzelliğinle ve kalbimi verdin bana. Evet KALBİMİ....Yeter dedin...Bu kuluma yalnız bu kalbi yeter.Onunla yürüyecek, onunla koşacak,onunla konuşacak ve hatta onunla görecek ve bu kalp öyle bir kalptir ki O kalpte yalnız ben olacağım, benden başka hiçbir şeye orda yer kalmayacak. ...

Varlığında yok olduğum, varlığında kaybolduğum, varlığında kendimi bulduğumsun,

Bir değil, bin ömrüm dahi olsa, bir gözümün şükrünü bile veremeyecekse eğer, yaptıklarım ve yapacaklarım, Söyle bana Ya Rabbi,

Ya ben bu GÖNLÜN şükrünü SANA nasıl vereyim????

Baktığım her yerde, duyduğum her seste, sevdiğim her Gönülde her yerde sen varsın.
Aynadaki aksimde bile SENi görür oldum Yarabbi..
Kayboldum sandığım yerde de o yolun sonunda yine Sen varsın...

Her adımda sanki dünyanın bütün yükünü yüklenmiş gibi ağırlaşan ayaklarımı Bir ismin yetiyor yerinden kaldırmaya. Al şu yükümü Yarabbi, Al benden, Al değneklerimi, Zaten ben Sana dayanmadan yürüyemem ki. Dayanağım sensin. Gönlüme ayak uyduramasa da ayaklarım olsun, Sana koşsun dünyada hep, ahirette ise ilk SANA koşsun.

Dualarım doldurdu avuçlarımı, yetmiyor, yetemez sana hiçbir dua. Ettiğim tek duam Sensin ve bana bunu verecek olan da yalnız Sensin. Gönlüme sığmıyor aşkın, gönlümü sığdırdım aşkına. Gözlerimden çağlıyor, yetmiyor yetemez dökülen gözyaşı Sana...


Ümitlerimin, Hayal ettiklerimin, Hayal etmediklerimin ve edemeyeceklerimin sahibi.Bana düşünemeyeceğim kadar güzellikleri veren de Sensin
Ey Güzellikler sahibi, Ey güzelin ta Kendisi
Hamd-ü senalar olsun Sana
Verdiklerine, vermediklerine, beklettiklerine, vereceklerine yarattığın sayılar adedince teşekkürler, Ey ne kadar teşekkür etsem de yetmeyeceğini bildiğim ve bunu hiçbir zaman yetiremeyeceğim Allah'ım

TEŞEKKÜR EDERİM SANA,TEŞEKKÜRLER ALLAH'IM....


Allahım!
Her asırda en büyük medetkar, en büyük kutup olan,
velayetinin haşmeti ve mahbubiyetinin makamı Mi'racında
tezahür eden, bütün velayetler onun Mi'racının gölgesi altında
bulunan Efendimiz Muhammed'e
onun bütün Al ve Ashabına
salat veselam eyle.

Amin

IdE isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için IdE kullanıcısına teşekkür edenler:
Root Admin (06-28-2011)
Alt 06-28-2011, 08:56 AM   #7
PATRONİÇE
Image and video hosting by TinyPic
Kan KraLiçesi
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Bulunduğu yer: BiZeMi GeLeCeN.... KaHVe BiTTi!!!
Mesajlar: 181.892 Konular: 11061

Mood
temizlik

Teşekkürleri: 174
1.692 mesajına 2.027 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 5000
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : BeLL@ isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011 (Salı'yı- Çarşamba'ya Bağlayan Gece)

Tüm İslam Aleminin Miraç Kandili Mübarek Olsun
__________________





"Dilsiz değildir suskunluk, çok şey anlatır anlayana. Kelimelerin anlatamadıklarını haykırır aslında... Bir kaçış değildir suskunluk, bir bakıştan çok daha fazlasıdır, sessiz çığlıkların bir adım ötesidir... Hayata olan öfkenin, insanlara olan kırgınlığın ve daha nicesi saklıdır içinde sükunetin... '' Rest çekmenin en asil halidir.''

Birileri Arkanızdan Konuşuyorsa, Onlardan Öndesiniz Demektir

Takdir Ediliyorsanız Değil, Taklit Ediliyorsanız Başarmışsınız Demektir.

Maya Gibidir....Hem Aşklar...Hem Dostluklar....Sütü Bozuk Olanla Tutmaz.......!






BeLL@ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2011, 09:49 AM   #8
PATRON
Image and video hosting by TinyPic
 
BozOk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Bulunduğu yer: YOZGAT
Yaş: 30
Mesajlar: 155.927 Konular: 9239

Mood
Meskul

Teşekkürleri: 8
284 mesajına 393 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 5000
Rep Puanı : 2147478647
Rep Seviyesi : BozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecekBozOk Üyeler Senden Rep İsteyecek
Standart Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011 (Salı'yı- Çarşamba'ya Bağlayan Gece)



ALLAH Al yıldızlı bayrağımın gölgesinden bedenimizi , Ezan'ı Muhammedin o hoş sedasından kulaklarımızı mahrum bırakmasın.

Kandilimiz mübarek olsun.
__________________
[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]
[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]

Konu BozOk tarafından (06-28-2011 Saat 09:55 AM ) değiştirilmiştir..
BozOk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2011, 03:33 PM   #9
ZeMHeRi
Onursal Üye
 
ZeMHeRi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Yaş: 29
Mesajlar: 16.184 Konular: 4807
Teşekkürleri: 8
72 mesajına 87 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 21475192
Rep Puanı : 2147483647
Rep Seviyesi : ZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı OlsunZeMHeRi Repi Fulledin Hadi Hayırlı Olsun
Standart Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011 (Salı'yı- Çarşamba'ya Bağlayan Gece)

Tüm İslam aleminin Miraç Kandili mübarek olsun...
__________________
فاتح
[Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...]
ZeMHeRi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2011, 06:51 PM   #10
METRONOM
Onursal Üye
 
METRONOM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Bulunduğu yer: izmir-urla-ksk
Yaş: 23
Mesajlar: 4.464 Konular: 2175

Mood
Uykucu

Teşekkürleri: 1
14 mesajına 14 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı : 6823363
Rep Puanı : 682323380
Rep Seviyesi : METRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin VarMETRONOM Olağan Üstü Bir Repin Var
Standart Cevap: Miraç Kandili 28 Haziran 2011 (Salı'yı- Çarşamba'ya Bağlayan Gece)

tüm forumun ve islam aleminin miraç kandili mübarek olsun
METRONOM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
2011, 28, bağlayan, Çarşambaya, gece, haziran, kandili, miraç, salıyı

Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Regaip Kandili crab Kutsal Geceler 3 06-02-2011 12:07 AM
Mevlid Kandili -14 Şubat 2011 GüLCe Kutlama - Taziye Bölümü 6 02-14-2011 05:16 PM
Mevlid Kandili crab Kutsal Geceler 3 02-13-2011 10:42 PM
Miraç Kandili Nedir, Peygamberimiz niçin Miraca çıkmıştır GüLCe Kutsal Geceler 7 08-15-2010 08:33 PM
Miraç Kandili crab Kutsal Geceler 1 08-15-2010 08:29 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:13 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.enmatrak.com
Şahıs Ve Kurumlara: Sitemiz Forum sitesi olup insanların bilgi paylaşımına ve mesajlaşmasına olanak sağlamaktadır. Bizler enmatrak.com'un yöneticileri olarak bu işi dostluk adına yapıyoruz. internet sitemizden hiçbir kazanç elde etmiyoruz ve etmiyeceğiz. Sitemizde sadece ve sadece yardım kuruluşlarının reklamlarına yer verilecektir .. Bu nedenle sizleri rahatsız eden, telif hakkı sizlere ait olan konuları ve kurallara aykırı gördüğünüz mesajları bizlerle paylaşınız. En matrak olarak bizlere ihbar edilmeden adli kurumlara yapılan şikayet ve suç duyurularında gerekli tüm belgelerle , derdini anlatma gereği duymadan bildiğini okuyan kişiler ve kurumlar hakkında işlem başlatacağız. Tüm bilgileri ve tüm mesajları kontrol etme gibi bir olanağımız olmadığından derdini anlat derman olalım yöntemini hizmet edinmiş durumdayız.Lütfen soru ve sorunlarınızı özel mesajla forum adminlerine veya matrakhukuk@gmail.com adresine bildiriniz.En kısa sürede gerekenler yapılacaktır Saygılarımızla.
Zirve100 Site istatistikleri
Zirve100 Toplist

Zirve100 Toplist